acı günümüzde estetik hayal gücünden tamamen kopmuştur. dilini yitirmiş olarak tıp tekniğinin konusu halinde gelmiştir. ağrı kesiciler anlatımın, hayal gücünün önüne geçer ve onları uyutur. tıbbi destekli sürekli anestezi ruhsal körelmeye yol açar. acı bir anlatım başlatamadan engellenir. palyatif toplumda acı artık insanı denize götürecek, teknesini yüzdürebileceği bir akıntı, bir anlatım akıntısı değil bir çıkmazdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
mutluluk dispozitifi insanları tekilleştirerek toplumun siyasi ve dayanışmacı yönlerini yitirmesine yol açar. mutluluk herkesin kendi başına uğraşması gereken bir şeydir. kişiye özel bir hale gelmiştir. eziyet de kişinin kendi başarısızlığının sonucu olarak yorumlanır. böylece devrimin yerini depresyon alır. kendi ruhumuzu
tedaviyle uğraşırken sosyal çarpıklıklara yol açan toplumsal ilişkileri gözden kaçırırız. korku ve güvensizlikle boğuşurken bunun sorumlusunun toplum değil kendimiz olduğunu düşünürüz. halbuki devrimin mayası birlikte hissedilen acıdır. neoliberal mutluluk dispozitifi bunu daha doğmadan öldürür.
iktidarın yeni formülü "mutlu ol" dur. mutluluğun olumluluğu acının olumsuzluğunu yerinden eder. olumlu bir duygusal sermaye olarak mutluluk kesintisiz bir performans yetisi sağlamak
durumundadır. kendini motive ve optimize etme uğraşları neoliberal mutluluk dispozitifini* oldukça verimli kılar, çünkü iktidarın fazladan bir çaba göstermesine gerek kalmaz. bağımlı kişi
bağımlılığının farkında bile değildir. kendini özgür sanır. hiçbir dış baskı olmaksızın kendini gerçekleştirmekte olduğu inancıyla kendini kendi isteğiyle sömürür. özgürlük baskılanmaz, sömürülür."özgür ol", "itaatkar ol" dan daha yıkıcı bir zorlama yaratır.