Maria Puder, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan
Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su
Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı
Bir elma kokusuna tutundum düşerken
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
Çocuksun sen, çocuğumsun.

Çocuksun Sen, Ahmet TelliÇocuksun Sen, Ahmet Telli
Nikos, bir alıntı ekledi.
23 saat önce

Bu şehirden gidiyorum
Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi

Şiirler, Erdem Bayazıt (Sayfa 71 - İz yayıncılık)Şiirler, Erdem Bayazıt (Sayfa 71 - İz yayıncılık)
Kalub(Ela), bir alıntı ekledi.
Dün 13:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

..dilim tutulmuştu ...karşıdaki ağaçlara baktım. Güneş vurmuş tepelerinde kırlangıçlar uçuyordu
...bana da onlar gibi canlılık geldi :
Anladım Ma Sör, dedim, üzülmeyiniz..
Ne yapalım, hepimiz öleceğiz..

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 26)Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 26)

dudaklarının kıvrımına kırlangıçlar yuva yapmış, sol yanımın çiçeği.

Zafer, bir alıntı ekledi.
24 May 11:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Evgenia;
''Sevinç çığlıkları değil bunlar, acı dolu haykırışlar. Biliyorsun kırlangıçlar göçmen kuşlardır. Çok hızlı uçarlar. İşte o göç sırasında yüzlerce kırlangıç fırtınaya yakalanıp ölürmüş. Göçü başarıyla tamamlayan kırlangıçlar, geldikleri ülkenin sıcak gökyüzünde uçarken, yollarda kaybettikleri arkadaşlarını anımsar acıyla, öfkeyle böyle çığlıklar atarlarmış.''

Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit (Sayfa 289)Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit (Sayfa 289)

Bir Yudum Kitap
Olan olmuştur, giden gitmiştir, yiten yitmiştir. Ne bütün bunlara mani olacak bir kudreti vardır insanın ne de geri döndürecek. Yaşayan, yaşamış herkesin ve her şeyin -belki de- bir vazifesi vardır, yerine getirecek. Hani Buzzati bugün doğsa bir kitap yazacak ve yeniden "Kargalar yuva yapar, kırlangıçlar gider." diyecek. Bir çıkmaza sürüklenmek istemiyorsak eğer ne karga baş tacı edilecek ne kırlangıca küsülecek. Altı üstü bir ömür var geçecek.

Yeniden Doğuş
Ibrahim Golestan’a- 

Tum varligim benim, karanlik bir ayettir
seni, kendinde tekrarlayarak
ciceklenmenin ve yesermenin sonsuz seherine goturecek.

Ben bu ayette seni ah cektim, ah
ben bu ayette seni
agaca ve suya ve atese asiladim!

Yasam belki
uzun bir caddedir, her gun filesiyle bir kadinin gectigi,
yasam belki
bir urgandir, bir adamin daldan kendini astigi,
yasam belki okuldan donen bir cocuktur,
yasam belki, iki sevisme arasi rehavetinde yakilan bir sigaradir,
ya da birinin saskinca yoldan gecisi,
sapkasini kaldirarak,
baska bir yoldan gecene anlamsiz gulumsemeyle “gunaydin” diyen.

Yasam belki de o tikali andir,
benim bakisimin senin bugulu gozlerinde kendini paramparca yiktigi
ve bir duyumsama var bunda
benim ay ve karanligin algisiyla birlestirecegim.

Yalnizlik boyutlarindaki bir odada,
ask boyutlarindaki yuregim,
kendi mutlulugunun sade bahanelerini seyreder,
saksida ciceklerin guzelim yok olusunu
ve senin bahcemize diktigin fidani
ve bir pencere boyutlarinda oten
kanarya otuslerini.

Ah..
Budur benim payima dusen,
budur benim payima dusen,
benim payima dusen,
bir perde asilmasinin benden aldigi gokyuzudur,
benim payima dusen, terk edilmis merdivenlerden inmektir
ve ulasmaktir bir seylere curuyuste ve gurbette,
benim payima dusen anilar bahcesinde huzunlu bir gezintidir.

Ve "ellerini
seviyorum" diyen
sesin huznunde olmektir.

Ellerimi bahceye dikiyorum,
yeserecegim, biliyorum, biliyorum, biliyorum
ve kirlangiclar murekkepli parmaklarimin cukurunda
yumurtlayacaklar.

Kupeler takacagim kulaklarima
ikiz iki kirazdan
ve tirnaklarimi papatya cicegi yapraklariyla susleyecegim.
Bir sokak var orada,
ayni karisik saclari, ince boyunlari ve siska bacaklariyla
kucuk bir kizin masum guluslerini dusunuyorlar
bir gece ruzgarin bizi alip goturdugu.

Bir sokak var benim yuregimin
cocukluk mahallesinden caldigi,
zaman cizgisinde bir oylumun yolculugu
ve bir oylumla gebe birakmak bir zamanin kuru cizgisini
bilincli bir simgenin oylumu
aynanin konuklugundan donen.

Ve boylecedir,
birisi olur
ve birisi yasar.
Hicbir avci,
cukura dokulen hor bir arkta inci avlamayacaktir.

Ben huzunlu kucuk bir periyi biliyorum
okyanusta yasayan
ve yuregini tahta bir kavalda
usul usul calan
kucuk huzunlu bir peri
geceleri bir opucukle olen
ve sabahlari bir opucukle yeniden dogacak olan...

Füruğ Ferruhzad

Kalk Yerinden(Çocuklar Ağlamasın)
....
Sevmekle baslar yaşam 
Önce Yaradanı sever insan 
Bir böceği,bir çiçeği, 
Bir kediyi bile severken 
Kaliteli olsun yaşam 
İnsan kendine yaşamdan pay biçerse 
Yaşamda yerini doğru çizerse 
Sevmenin tadına varırmış. 
Dilde olmazmış sevmek, 
Yürekten gelirmiş 
Ataya,dosta,sevgiliye,kardeşe 
Yanında olurmuş en zor günlerinde 
Beklemezmiş gel yanıma desin diye 
Al elimi dermiş her seferinde 
El uzatılırmış muhtacım diyene

Komşunun aç kaldığı yerde 
Oruç tutsan helal olmazmış 
Namaza dursan beş vakit 
Camilere gitsen her Cuma da 
Oruçlu olsan onbir ayın sultanında 
Dile karışırsa helal olmayan heceler 
Nafile edersin duanı

Yol Rabbim in yoludur 
Göz Rabbim de 
Yürek atışı helal lokmadan geçermiş 
Yürek atışı helal sözden geçermiş 
Uzak yerlerde üşüyen çoçuklar potinsiz gezermiş 
Ağlarmşþ bir çocuk annesinin eteğinde 
Bir lokma ekmek için 
Dolaşırmış çöplüklerde, 
Taşı kaynatan nineyi anlatan hikayeyi 
Anımsarsa insanlık yeni baştan dogar

Kalk oturduğun yerden 
Yolun yol değil 
Karnın doyduysa 
Allah'ın yolunda sözün doğruysa 
Bugün o gündür 
Kalk oturduğun yerden 
Rabbim den af dile 
Zor gününde yanıbaşında 
Bir kırlanıç biterse, 
Al yanına beraber uçun doğrunun yolunda 
Çift uçar kırlangıçlar 
Seninle ağlayan çoçukların yurduna

Anam ağlar babam ağlar 
Dostlar yanıbaşımda çiçek açar 
Kardelen olurum,açarım gönüllerde yagarken kar 
Başka çiçek bilmem,gözyaşımı akıtmam yabana 
Umut olurum her yeni günde çiçeklerim yeniden açar 
Benim gönlümde güneş çocuklarla doğar 
Sakın unutmayın çocukları 
Kar geliyor kapatacak yolları 
Bir yudum ekmeğe bile öylesine muhtaçlarki 
Van da,Urfa da,Elazğ da 
Bir sokak ötede evinin yanıbaşında 
Ağlar annesinin omzunda bir çocuk 
Akarken çatıdan yağmur damlaları 
Gönlünü gönder,bir ufacık battaniyen yok mu 
Bırak boş işleri 
Kalk yerinden bir postalık para yeter

Ayların Sultanındayız 
Çocuklar aç kalmış, 
Ataları bir kalem bile alamamış 
Zor günde yaşam örnekleriyle dolmuş taşmış 
Paranı,pulunu vaktini iki lakırtıya harcarsın 
Oruç,namaz diye hayrırız 
Yapalım hepsini birden 
Elden öte kendimize 
Doğruları getirelim evrende 
Öğretelim önce kalbimize 
Af dileyelim yanlışlar için Rabbime

Kalk yerinden 
Bak karşý da bir çoçuk ağlıyor 
Mardin de,Hakkari de İstanbul un varoşlarında
El verin sussun çoçuklar 
Aç kalmasın insanlar. 
Ayların Sultanındayız 
Boşa geçirilen zamanda 
Namaz kılıp,oruç tutsan da 
Doğrudan şaştınsa 
Sık silahını yalana yada ruhuna 
Yolun açık doğru sözde 
Namusun doğru sözde 
Güzel kalpte 
Allah verir aman dileyenlere 
Af dile 
Gerisi nafile 
Rabbim duyar sesini...! ! ! 
Ona sığın. 
Unutma çok uzakta evladın gibi 
Bir çocuk ağlý yor akan çatının altında 
Ya ağlayan evladın olursa? 
Başka ana baba sana koşmaz da 
Sormaz mı evladın,neredeydin, 
Ey baba,ey ana? ? 
Lakırtılarla gün doldurdunsa

Bak o çocuk; 
Aç karnında zoraki oruçta 
Kalk yerinden 
Zaman geldi 
Haydi.. 
Uzat Elini... 
Kendine bekleme 
Sen uzat ki 
Uzansin sana eller 
Namını eller değil Rabbim duysun 
Namusunu eller değil Rabbim bilsin 
Şanını eller değil ağlayan çocuk yüceltsin 
Haydi ne duruyorsun? 
Dilden suya aksın doğrular 
Zor günde kucaklansın dostlar,çoçuklar 
Edilsin dualar

Kalk yerinden 
Ağlayan çoçuk susmalı 
Duyun Eller,Payeniz iki lakırtıya değil 
Çocuklara olmalı 
Bin veren Rabbim için 
Bir doğru yolu açmalı 
Çünkü bu ay ayların Sultarı 
Ramazan-ı Şerif.. 
Hoşgelmiş 
Doğdu yol için,doğru söz için 
Affeylemek 
Yardım elini uzatmak için 
Sizlere,bizlere birer dua almak için 
Çok uzaklardan gelmiş

Haydi kalk yerinden 
İki lafla peynir gemisi yürümez 
İki kelam Rabbim e gelmez 
İstersen 
Orucunu tut,namazını ki 
Ama önce 
Aç olanları doyur 
Yalanlarını kilitle Kaf Dağý na 
Gitmeli ağlayan çocukların ataların yurduna

Çocuklar ağlamasın! ! ! 
Bir tek gözyaşını silerek bile alalım birer dua. 
Hayredelim,hoşgeldin diyelim Ramazan a...

Velakin bunların hiç tüketmeyelim diğer aylarda da! ! !

Sevtap Sevim

Olan olmuştur, giden gitmiştir, yiten yitmiştir. Ne bütün bunlara mani olacak bir kudreti vardır insanın ne de geri döndürecek. Yaşayan, yaşamış herkesin ve her şeyin -belki de- bir vazifesi vardır, yerine getirecek. Hani Buzzati bugün doğsa bir kitap yazacak ve yeniden "Kargalar yuva yapar, kırlangıçlar gider." diyecek. Bir çıkmaza sürüklenmek istemiyorsak eğer ne karga baş tacı edilecek ne kırlangıca küsülecek sevgili okur. Altı üstü bir ömür var geçecek.