Giriş Yap
Kişilik bir bütündür; bunlar ayrı süreçler veya birbirinden kopuk dönemler değil, aynı kişiliğin çeşitli şartlarda ve çeşitli görevlerde aldığı tavırlardır. Hele bizim dünyaya geldiğimiz çağda, sanatçı kişiliğini dolaysız toplum görevi kişiliğinden ayırmak mümkün değildir. Kanuni ve Harun Reşit devrinde, bir insan sadece şiir yazarak toplumdaki görevini yerine getirmiş olabilirdi; ama, toplumların, kritik dönemlerinde, şair ile cephedeki insana mesafesi aynıdır. Şairin tavrı cephedeki insanın tavrından farklı değildir.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Bir kişilik testini tamamlayanlara tamamen rastgele seçimle iyi ve kötü notlar verilmiş. İyi not alanlar, testi inandırıcı ve genel olarak geçerli bulmuş. Tesadüfen kötü notlar alanlar ise testi hiç de önemli bulmamış. Böylesi bir çarpıtma neden oluyor? Neden başarıları kendi icraatımız olarak yorumlarken başarısızlıklarımızın suçunu başkalarının üzerine atıyoruz. Bu konuyla ilgili çok teori var. Ama en basit açıklama şu olsa gerek: Kendimizi böyle daha iyi hissediyoruz. Ve böylece kendi kendimize verdiğimiz zarar normalde belirli sınırlar içinde kalıyor. Durum böyle olmasa evrim bu düşünce hatasını geçmiş 100.000 yıl içinde çoktan silerdi.
Ayrılık
Sahi, nedir ayrılık? Kimine göre her sabah yatağında tek başına uyanmaktır ayrılık. En güzel film için tek kişilik bilet almak, çay içtiğin bardağın yanına bir bardak daha koyamamaktır o. Yaptığın yolculuklarda yanındaki koltuğa hiç tanımadığım bir insanın oturacağını bilmek, gelen bir kutlama mesajında sevdiğinin adını göremeyeceğinden emin olmaktır ayrılık. (...) Peki ya gerçek bir ayrılık? Belli bir şartı var mıdır ayrılığın kalıcı bir ayrılık olabilmesi için? Ya da "Gerçekten ayrıldık" demek yeterli midir? Bana göre asla... Sözüm başka biri semtte ya da kente gidenlere değil. Sözün başka bir dünyaya gidenlere. Hani, "Toprak sevdiklerimizi zamansız alıyor" derler ya, işte tam da bundan bahsediyorum.
Sayfa 161 - DESTEK
320 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bu kitap neydi !!!
Kitaba bayıldım öncelikle en en sevdiğim kitapların yerine girmeye hak kazandı. Bu arada unutmadan söyleyeyim +18 unsurlar mevcut kesinlikle küçüklere önermem. Öncelikle dilinden bahsetmek istersek o kadar akıcıydı ki bununla birlikte muazzam betimlemelere sahipti. Spoiler olur mu olmaz mı bilmiyorum ama siz yine de dikkatli olun. İlyada Destanına yeni bir bakıştır bu kitap ama bu bizim bildiğimiz erkeklerin bir kadını günah keçisi çıkarttığı o şanlı savaş değildir, bu Akhilleus'un kölesi Briseis'in ağzından olan bir hikayedir. İlyada destanındaki,savaşlardaki unutulmuşların hikayesidir. Erkeklerin kendi gururları nedeniyle çıkardığı savaşta yine suçu kadınlarda bulması o kadar üzücü ki ama asla günümüze yabancı değil. Her gün yeni bir kadın cinayetinde suç zaten her zaman kadınlarda bulunmuyor mu? Kitaba dönmek istersek bütün karakterlerin kişilik gelişimleri o kadar iyi verilmişti ki ve kimseye suç atmadan bütün karakterler objektif olarak anlatılmıştı. Herhalde en çok altını çizdiğim kitap budur. Lütfen bu kitabı okuyun ve okutun ve unutmayın ne kadınlar erkeklerden üstündür ne de erkekler kadınlardan üstündür. Hepimiz eşitiz. İyi okumalar
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Bir zihinden daha tanıdık ve aynı zamanda daha tuhaf ne olabilir?
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14