Kieslowski’nin benim için en değerli ve güzel filmi Veronique’nin İkili Yaşamı filmi Polonya'da yaşayan Veronika ile Fransa'da yasayan Veronique'nin öyküsünü anlatır. Doğum tarihleri, aileleri, zevkleri, amaçları farklı iki genç kadın anlatılır. İkisi de zaman zaman iki kişilik hayatı yaşıyormuş gibi bir duyguya kapılırlar. İrene jacob’un muhteşem oyunculuğundan öte film, benzersiz kurgusu ve ince detayları ile bambaşka bir yerde durur benim için. Özellikle Veronika’nın konser esnasında Dante’nin İlahi Komedyası’ndan alınmış arya o kadar güzeldir ki etkisinden kurtaramaz sizi. Sesini yetirebilmek için o kadar zorlar ki kendini sahneye yığılıp ölür Veronika. Paris’te müzik öğretmenliği yapan Weronique de kalp rahatsızlığı geçirmiş ama tedavi olmuştur. Veronika’nın ölümünden sonra sebebini bilemediği bir yas dönemi geçirir Weronique. Film gerçeküstü ve masalsıdır çünkü birbirinin tıpatıp benzeri iki farklı insan anlatılır. O büyülü ve hüzünlü hava iki farklı ruh çıkartır. Polonyalı Veronika neşeli ve coşkuludur. Paris’te yaşayan Weronique ise bir o kadar durgun ve dünyadan soyutlamıştır kendisini. Sanki bir ruhun iki ayrı parçası gibidirler. Şiirsel bir anlatımla izlediğim ve etkisinden kurtulamadığım film, Saramago’nun Kopyalanmış Adam öyküsüne olan benzerliği beni şaşırtmıştır. Bir tarih öğretmeni olan Maximo Afonso’nun, bir akşam matematik öğretmeninin kendisine verdiği bir filmi izlerken dünyada bir ikizi olduğunu fark eder. Aslında ikizi değil tıpatıp aynısıdır. Aktörün tüm filmlerini izler, adını ve adresini bulur ve kendisi ile tanışır. Birbirinden bağımsız neredeyse aynı kurguuya sahip bir öykü ve film. Diğer Saramago kitaplarına göre daha zorlandığımı belirtmeliyim kitabı okurken fakat sanki öykünün özü “bir insanın kendisinin bir hata olduğunu bilmesinin anlamı ve sonucu nedir?” cümlesinde saklanmış gibidir. Sizden bir benzeri daha var bu dünyada ve siz kendinizin kopyası ile karşı karşıyayken kendi varoluşunu sorgulamalıdır insan demektedir yazar bize. Ya da durumlara verdiğiniz tepkileriniz, cevaplarınız hatta yaşamınızın kendisi bile bir kopya olabilir. Kim bilir dünyanın başka bir yerinde siz kaygılar ve buhranlar içerisinde dolanırken huzuru yakalamış bir eş ruha sahipsinizdir.
“insan ruhu, içinden aniden bir palyaçonun fırlayacağı ve bize nanik yapıp dil çıkaracağı kapalı bir kutu gibidir.” diyor Saramago öyküsünde. Kopyalanmış Adam, bizim ruhumuzda yer alan kopyamızın her an karşımıza çıkıp nanik yapacağını gözümüzün önüne seriyor sanki. Kim bilir eş ruhumuz, uzakta bir yerlerde bir deniz kıyısında ya da dağ başında dünya hayret ve mütebessim bir gözle bakıyordur belki.
Veronika’nın o güzel aryası:
https://youtu.be/D6yaPZcBvM4

Merve Kuyu, bir alıntı ekledi.
 4 saat önce · Kitabı okuyor

"Sizin tanrınız bir bahçenin ortasına bir elma koyar ve der ki, ‘Hey arkadaşlar ne isterseniz yapın, ama bu elmayı yemeyin.’ Sürpriz, sürpriz, elmayı yerler ve o da saklandığı çalının arkasından fırlayarak bağırır ‘yakaladım, yakaladım.’ Oysa yemeselerdi de bir şey değişmeyecekti.”

"Niye değişmesin?”

“Çünkü eğer karşındaki, içten pazarlıklı bir kişilik yapısına sahipse, gayet iyi bilirsin ki bundan vazgeçmez. Sonunda seni yakalar."

Evrenin Sonundaki Restoran, Douglas AdamsEvrenin Sonundaki Restoran, Douglas Adams

Nedenmi istemiyorum kimseyi? birini sevdim ben, çok hayaller kurdum onunla gelecek olan günleri aynı üniversiteyi okuyacağım aynı evi paylaşacağım ve onunla olacağım. hep sevecekti beni ve ben de onu. bize ayrılık hiç uğramayacaktı,nereye gidersen git 5 dakika bile bensiz duramayacaktın,beni özleyecektin.sen ve benden başka kimse olmayacak,hayat önceliklerimiz de biz ve bize dair şeyler olacaktı hayatımızın her anında büyüyecekti sevgimiz ölüm bile ikimizin olacaktı.Sen bir gün ölürsen ben ben ölürsem sen gelecektin arkamdan 5 dakika düşünmeden Dünya iki kişilik olmasa da senin içinde benim içinde iki tek kişi yaşayacaktı...birinci ve ikinci tekil şahıslar unutulmuştu bizde yapamazdık biz birbirimizsiz olmazdı olamazdı.AMA OLDU..! günler gittikçe belki daha çok sevdik birbirimizi söylediğimiz gibi ve sevgi zirvede yaşandı bir süre. Sonra başladı bir düşme,inişler çıkışlar gittikçe arttı. en küçük tartışmalarda bile kızabiliyorduk birbirimize Kıskançlıklarımız hayatın iki kişilik olduğu hevesimiz hayatın bizden ibaret olduğu düşüncemiz kayba uğrattı bizi.Günden güne yok oldu,yok olduk.başlarda ben seni kaybettim sonra sen beni ya da önce sen beni kaybettin sonrada ben seni,Yavaş yavaş ayrılığın Sesizliği Çöktü üzerimize yanyanayken konuşamaz birbirimizden bekler olduk her ne yapmak istediysek. “O yapmıyor ama” korumasına bürünür olduk Biz kalktı ortadan ve şahıslar aldı yerini...her sabah aklında uyandığımın nadir gelir oldum aklına. Her akşam sevgi sözcükleri ile uyutulan yüreğim acıyla uyutulur oldu, yapmacık hareketler çoğaldı içten içe,seni seviyorum demek için bile düşünür olduk.Kurduğumuz hayallerin gerçek olmadığı gerçeği bir tokat gibi çarptı yüzlerimize,belki istemedik ayrılığı tüm bunlara rağmen denedik eskisi gibi olmayı azalan ve tükenmeye yolaçan sevgimizi çoğaltmaya çalıştık,sen de ben de sevmeye uğraştık,öpüşmelerdeki heyecanı,sarılmalardaki titremeyi aradık ama olmadı gittikçe yordu uğraşmalar bizi her geçen gün çirkinleştik birbirimizin gözünde beğenmez olduk eksik görür olduk birbirimizi Ve beklenen son geldi bitişimizi izledik ne sen devam edebildin ne de ben ikimizde biliyorduk bir şeylerin tükendiğini ve bitmesi gerektiğini. “BİTTİ” Şimdi kimseyi istemiyorum hayatımda. korktuğundan değil ya da sevemeyeceğimden Ben senle kalsın istiyorum aşk seninle hatırlamak istiyorum kurduğum onca hayali olmasa da ve olmayacak olsada hayatta olmasını ben de istemesem de özel kalsın istediğimden. dudaklarım sende,ellerim ellerinde ve bedenimin sıcaklığı senin bıraktığın gibi kalsın.Hayat sende kalmasın ama yaşanmışlık sende kalsın istediğimden. yeni biri mi.? Tercihim yalnızlık değil elbet ama yeniden denemeye yok istek.

S, bir alıntı ekledi.
15 saat önce

'Her şey benden önce olmuşsa, bana olacak bir yer, durum kalmıyor muydu? Bana ait tek kişilik bir iskemle, oda yok muydu bu dünyada?'

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami AlgörFakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör

aşk iki kişilik bir yalandır
ve iç kanamalı bir aşkın mürekkep fırtınasıdır
bu şiir...

Ekşi sözlük.
Ekşi sözlükte şöyle bir uygulama var. Üye olup yorum yapmak için yaklaşık olarak 1 sene geçmesi gerekiyor ve 40-50 bin kişilik şuralara giriyorsunuz ve yorumlarınız üzerinden yazar olup olamayacağınız moderatörler tarafından değerlendiriliyor yorumların kalite içeriğine göre. Burada da keşke öyle bir sistem olsa kitap analizi yapmak için. Profil için kim ne yapıyorsa yapsın.

Rasime Gamze Yıldırım, bir alıntı ekledi.
 20 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

“Zamanın aşılmasının, gerçeğe bağımlılıktan kurtulmanın, özlediğiniz şeye ne isim verirseniz artık, bunun kişilik dediğiniz şeyi üzerinizden sıyırıp atma isteğinden başka bir anlam taşımadığını kuşkusuz çoktan sezmişsinizdir. Kişiliğiniz, içine kapatıldığınız bir hapishanedir.”

Bozkırkurdu, Hermann Hesse (Sayfa 169)Bozkırkurdu, Hermann Hesse (Sayfa 169)