8/10
·224 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:30
Her bölümün sonundaki cümle yeni bölüme başlangıç olmuş. İlk başlarda sıradan beş hırsız olarak düşündüğüm ve kitaba başlarken kimler olduğu açıklanan Aslan, Ceylan, Porsuk, Bukalemun, Tuti kimdir diye birkaç kez baktığım karakterlere çakal ve tilki de eklendi ve sonrasında bir sayfa daha diyerek elimden bırakamadan okuduğum harika bir romandı. Karakterlerin kişilik özelliklerinin çok güzel sergilendiği ve kurgusunun nefis olduğu çok güzel bir eser okuyacaksınız.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,400 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 439. kitabı
Şizoid Kişilik Bozukluğu: İnsan ilişkilerine ilgi eksikliği, yalıtılmış bir yaşam tarzı, yalnız yapılan eylem ve etkinlikleri tercih, içe dönüklük, duygusal soğukluk, davranış ve ilişkilerin mekanik ve tekdüze olması ile karakterize kişilik bozukluğudur. İnsanlarla yakın duygusal bağlar kurmadıkları gibi bilinç düzeyinde böyle bir bağ kurma ihtiyacı da hissetmezler. Koleksiyoncu kitap incelememe teknik bir bilgi ile başlamak istedim. Zira bu bilgiye sahip bir şekilde bu kitabı okumanın daha faydalı olacağına inanıyorum. Koleksiyoncu küçük yaşlarda ailesini kaybetmiş, akrabaları tarafından büyütülmüş, sosyal ilişkilerinde oldukça zayıf, yalnızlığı tercih eden, içine kapanık, toplumsal konulara karşı ilgisiz, bir devlet dairesinde memur olarak çalışan, hobi olarak kelebek koleksiyonu ile ilgilenen, bana göre şizoid kişilik bozukluğuna sahip(kitapta böyle bir tanımlama geçmiyor, ben koydum teşhisi:) ) bir insandır. Koleksiyoncumuz kendinden daha bilgili ve kültürlü, sanat öğrencisi olan bir kadına saplantılı bir şekilde ilgi duymaya başlar. Sürekli onu izler ve takip eder. Günün birinde beklenmedik bir şekilde aşırı derecede zengin olan koleksiyoncumuz, ıssız bir bölgede mahzenleri olan bir ev satın alır ve anormal derecede ilgi duyduğu kadını kaçırarak bu evde rehin alır. Bir bakıma koleksiyonunun son parçası bu kadındır. Spoiler vermemek için konuya daha fazla girmiyorum. Dört bölümden oluşan kitabın birinci bölümü koleksiyoncunun ağzından anlatılmaktadır. İkinci bölüm ise rehin alınan kadının günlüklerinden oluşmaktadır. Üçüncü ve dördündü bölümde bu hikayenin nasıl sonuçlandığı anlatılmaktadır ve son 20 sayfayı oluşturmaktadır. Koleksiyoncunun anlatımı ile birlikte ben kitabın Stockholm Sendromu üzerine kurulu olduğunu düşünmüştüm ki ikinci bölüme geçip kadının
İnceleme
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·240 syf.··
2026 54. kitabı
Oğuz Boyları'nın niceliksel (sayısal) olarak en büyüklerinden biri olan Beğdililer, Anadolu'ya geç gelen Türkmenlerdendirler. Harzem bölgesin-de Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na bağlı bir beylik olarak varlıklarını devam ettirirlerken, Selçuklu İmparatoru Sultan Sencer'in ölümünden sonra bölgede bağımsızlık ilan ettiler. Kısa bir sürede Asya'nın büyük imparatorluklarından biri haline geldiler. Harzemliler'in Ottar valisinin çirkin ve gaddar bir şekilde 450 kişilik Moğol kervanını katletmesi üzerine; Moğol Hanı Cengiz Han, batıya sefer düzenledi. Harzemşahlar'ın son imparatoru Celalettin Harzemşah, Moğollara karşı destansı savaşlar verirken; Abbasi Halifeleri de, Nizariler de Anadolu Selçukluları da ona yardım elini uzatmadılar. Hatta Abbasiler ve Nizariler; el altından Moğollara yardım ettiler. Temel gerekçeleri, Beğdililer'in Alevi oluşuydu. Bunun bedelini sonradan çok ağır ödediler. Anadolu Selçuklu sultanı Alaattin Keykubat, bu hatasının farkına varıp, yaklaşan Moğol tehlikesine karşı, Harzemşahlar'ın (Beğdili Türkmenleri) kalan güçlerinden yararlanmak için onları yanına çekti ise de eşi Berduli'nin, oğlu 2. Gıyasettin'in ve veziri Sadettin Köpek'in oyunlarına kurban gidip, zehirlenerek öldürüldü. Alaattin Keykubat'tan sonraki Selçuklular da, Osmanlılar da Beğdililere çok acılar çektirdiler
HarzemşahlarVeli Saltık · Liman Yayınevi · 20241 okunma
41 Yıl Bekleyip 98 Sayfa Konuşmak Diyince de Sen Henrik
5/10
·120 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:26
Kapağına ve arka kapak yazısına aldanıp, “Kısacık zaten, araya sıkıştırır hemen bitiririm” diye okuma listeme eklediğim kitaplardan biri oldu. Fakat hiçbir şey planladığım gibi gitmedi. Neden mi? Çünkü kitapta Henrik Bey diye, geçmişiyle hesaplaşmayı kırk bir yıl boyunca erteleyip sonunda karşısındaki kişiyi bulunca da susmak bilmeyen bir beyefendi var. Adam 41 yıl boyunca içinde biriktirdiği ne varsa tek seferde anlatmaya karar vermiş olacak ki, kitabın büyük kısmı onun bitmek tükenmek bilmeyen monoloğundan oluşuyor. İki cümlede anlatılabilecek düşünceler sayfalar süren, katman katman uzayan cümlelere dönüşüyor. Bir noktadan sonra kendimi hikâyeyi değil, Henrik Bey’in nefes kontrolünü merak ederken buldum. Karşısındaki misafir konuşacak mı, farklı bir bakış açısı gelecek mi diye uzun süre bekledim. Ama nafile. Henrik Bey konuşuyor, yine konuşuyor, biraz daha konuşuyor. Edebi değerini ve birçok okurun neden sevdiğini anlayabiliyorum; atmosferi, yalnızlık ve dostluk üzerine söyledikleri elbette kıymetli. Ancak benim için bu kitap, etkileyici bir yüzleşme hikâyesinden çok, tek kişilik ve oldukça uzun bir konuşmaya dönüştü. Ne yazık ki beni içine çekmeyi başaramadı.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
10/10
·223 syf.·
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Büyük Dörtler , Agatha Christie 'nin klasik "katil kim?" romanlarından farklı olarak uluslararası casusluk ve macera öğelerini öne çıkardığı bir Hercule Poirot romanıdır. Roman, Poirot'nun Güney Amerika'dan İngiltere'ye dönmesiyle başlar. Evine vardığında beklenmedik bir misafirle karşılaşır. Korku içinde olan, bitkin ve aç bir yabancı, Poirot'nun evine sığınır. Adamın söylediği tek anlamlı şey, "Büyük Dörtler"dir. Ardından dört kişilik gizli bir örgütten söz etmeye çalışır. Örgütün üyelerini yalnızca numaralarıyla tanımlar. Birinci Numara, Çinli ve son derece zeki bir liderdir. İkinci Numara, olağanüstü zengin bir Amerikalı finansçıdır. Üçüncü Numara, Fransız bir bilim insanıdır ve örgütün teknolojik gücünü sağlar. Dördüncü Numara ise İngiliz kökenli, kılık değiştirme konusunda benzersiz yeteneklere sahip bir ajandır. Adam kısa süre sonra gizemli biçimde ölür. Poirot bunun doğal bir ölüm olmadığını anlar ve sözünü ettiği örgütün gerçekliğini araştırmaya karar verir. Poirot ile yakın dostu Hastings, kısa süre içinde kendilerini birbirinden bağımsız gibi görünen olayların içinde bulurlar. Önce önemli bir bilim insanı ortadan kaybolur. Ardından gizli devlet belgeleri çalınır. Bazı diplomatlar ve araştırmacılar esrarengiz şekillerde öldürülür. Başlangıçta bu olayların arasında bağlantı kurmak güç görünse de Poirot, hepsinin aynı örgüt tarafından planlandığını fark eder. Büyük Dörtler, dünya siyasetini perde arkasından yönlendirmeyi hedeflemektedir. Amaçları yalnızca para kazanmak değildir; savaşları, ekonomik krizleri ve uluslararası dengeleri kendi çıkarlarına göre şekillendirerek dünyayı kontrol altına almaktır. Soruşturma ilerledikçe Poirot, örgütün üyelerinin ne kadar güçlü olduğunu görür. Gittiği her yerde tanıklar ortadan kaldırılır, deliller yok edilir ve onu yanıltmak için
Edebiyat
Büyük DörtlerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20192,312 okunma
(Kalanda ve gidende bıraktığı izlerle)TERKEDİŞ!!
Puan vermedi·331 syf.··
2026 8. kitabı
Abdulrazak gurnah’ın her karakterde ilmek ilmek ördüğü kitaba da ismini veren terkediş öyküsü, aslında irdelenen, bıçak altına alınan şey terkediş adı altında terkedişin patolojisidir. Gidende ve kalanda bıraktığı etkilerdir. Bunu duygusal terkedişler kadar siyasi zorlamaların ışığında da yapıyor ve muhtemeldir ki eser kendi yaşamından da çok derin izler taşıyor . Kendisi de 20 yaşında ülkesini terketmek durumunda kalmış biri. Gittiği yerde postkolonyal edebiyat üzerine yazmış araştırmış ve bu alanda önde gelen kişilerden. Sömürge toplumları üzerine kişilik analizlerini çok gerçekçi bir üslupla anlattığını anlattığı karakterden şeyleri kendinize ve yaşamınızda hissederek anlıyorsunuz. Hasıli bir solukta okunan, okunması da gereken tavsiye edilesi güzel bir kitap. Önerilir!
Edebiyat
TerkedişAbdulrazak Gurnah · İletişim Yayınları · 2016291 okunma