Bütün hayatları, bilgileri, sevinçleri ve kederleri bu türlü şeylere bağlıydı. Bunalım dışındaki her türlü kaygıdan, dertten uzaktılar; başka sevinçleri yoktu; hayatlarını, yüreklerini ve kafalarını durmadan besleyen bu olaylar bütün hayatlarını dolduruyordu.
Şimdi artık tabiat ruhani bir sessizlik içindedir; insanın yaratıcı düşüncesi hızlanır; şiir dünyası zenginleşir, gönülde sevgiler daha ateşli, dertler daha acı olur. Kötü ruhlarda günahkar düşünceler daha çabuk gelişir.
Bu mutlu insanların inancına göre hayat olduğundan başka türlü olamaz; olmamalıdır; zaten herkes de onlar gibi yaşıyordur, başka biçimde yaşamak günahtır.
Geçmişine ait boş pişmanlıklar, yakıcı vicdan azapları ona iğne gibi batıyor; bütün gücüyle bu işkenceden kurtulmaya çalışıyor, suçu yükleyecek kendisinden başka birini bulmaya çalışıyordu. Ama bu kim olabilirdi?