"Allah'u Teala kendisine rahmet etsin, üstadım Ebu Ali Dekkak'tan işittiğime göre Sehl bin Abdullah Tüsteri Hazretleri şöyle demiştir,
'Kabul edilmeye en yakın dua, hal ile yapılan duadır.' Hal ile dua, kulun darda kalıp duadan başka bir çıkar yolunun bulunmamasıdır.
Ebu Abdullah-ı Mükanisi şöyle anlatmıştır: Bir gün Cüneydi Bağdadi'nin yanındaydım. Kendisine bir kadın gelerek, 'Oğlumu kaybettim; benim için yüce Allah'a dua et de onu bana göndersin,' dedi. Cüneyd kadına sabretmesini söyledi. Bir müddet geçti, kadın tekrar geldi, aynı isteğini tekrarladı. Cüneyd yine, 'Git, sabret,' dedi. Aradan bir zaman daha geçti, kadın yeniden geldi, defalarca aynı isteğini tekrarladı. Cüneyd kadına her defasında tekrar, 'Sabret,' dedi. Nihayet kadın, s'sabrım tükendi, sabredecek gücüm kalmadı, benim için dua et,' diye yalvardı. O zaman, Cüneyd kadına, 'Eğer durum dediğin gibi ise, git, çocuğun sana dönecek,' diye müjdeledi. Kadın evine gitti, bir müddet sonra çocuğuna kavuştu. Günün birinde tekrar gelip Cüneyd'e teşekkür etti. Oradakiler Cüneyd'e 'Çocuğun geleceğini nasıl bildiniz ?' diye sordular. Cüneyd Şöyle dedi, 'Allah'u Teala şöyle buyuruyor: Onların taptığı putlar mı hayırlı, yoksa darda kalana kendisine yalvardığında karşılık verip başındaki sıkıntıyı gideren Allah mı ?'(Neml 27/62) Bundan anladım ki, kadın dardadır ve duasının kabul zamanıdır."