İsminde “ GİZLİ “ yazan tüm kitapları satın almak istiyorum. Ne var yani bu kadar gizli ne olabilir . Bir de bu gizli kitaplar neden pahalı 1600 tl ye okuma kitabı mı olur ….
➡️ *Zamanımızda müctehid âlim yoktur* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 21.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: Zamanımızda kendisini, âyetlerden hüküm çıkarabilecek müctehid zannedenler var. Gerçekten zamanımızda, âyetlerden hüküm çıkaracak müctehid âlim var mıdır ve bunlardan din bilgisi öğrenilebilir mi?* *Cevap:* Bugün ictihad edebilecek kadar derin âlim hiç yoktur. Her Müslümanın dört mezhebden birinin ilmihâl kitabını okuyup öğrenmesi, imanını ve bütün işlerini buna uydurması lazımdır. Böylece, bu mezhebe girmiş olur. Dört mezhebden birine girmeyen kimse, Ehl-i sünnet olmaz, mezhepsiz olur. Mezhebsiz olan da, ya yetmişiki bozuk fırkadan birindedir, yahut kâfir olmuştur. Es-Sâvî tefsirinde, Kehif suresinin 24. âyetinin tefsiri hâşiyesinde buyuruyor ki: “Dört mezhebden olmayan kimsenin sözü, Sahabinin sözüne veya sahih olan hadis-i şerife, yahut âyet-i kerimeye uygun olsa da, buna uymak caiz değildir. Dört mezhebden birinde olmayan kimse sapıktır. Başkalarını da, hak yoldan ayırmaktadır. Dört mezhebden ayrılmak küfre kadar gider. Müteşâbih âyetlere zahirleri gibi mana vermek, kâfirlerin âdetleridir.” Bir din adamı, Ehl-i sünnet mezhebinde olduğunu bildiriyorsa ve mezhebinin bilgilerini yayıyorsa, Onun sözleri ve kitabı kıymetli olur. Okuyanlar faydalanır. Mezhebsizlerin din kitapları zararlıdır. Okuyanların dinini, imanını bozar. Bu sebeple her Müslüman, Ehl-i sünnet mezhebini öğrenmeye ve çocuklarına öğretmeye çalışmalıdır. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından tercüme edilmiş, nakli esas alan kitaplar tercih edilmelidir. Böyle olan kitaplardan almalı, okumalı, öğrenmeli ve tanıdıklara ve hatta bütün Müslümanlara da yaymaya, dağıtmaya uğraşmalıdır. Böylece sevap da kazanılmış olur. *Sual: Bir camide vaktin namazı kılındıktan sonra, o camiye namaz kılmak için gelenler, ayrıca
Alıntı
Reklam
Gerçekten sevdiğimiz kitapları mı okuyoruz
Bir yazarın kitabının bir sayfasında "Sen çok özelsin kendini dinle" gibi bir ifadeyi koca bir sayfaya israf etmesi ve üstelik çokça baskı alması ya okuma kültürünün yavanlığını gösteriyor ya da yazarın güçlü bir zihin yapısı olduğunu....
Duygu ve Düşünce
Üzüldüğümde, kendimden, düşüncelerimden kaçmak istediğimde kendimi hep kitaplara sığınırken buluyorum…
İnsan ve Hayat
Okunması gereken yüzlerce dünya klasiği varken insanların saçma sapan kitaplar okumasını anlamıyorum.Size bir tavsiye vereyim;Birkaç istisna dışında 2000'den sonra çıkan kitapları okumayın,zaman kaybı olur sadece.Onları okuyacağınıza gidip klasikleri okuyun.Zevkler ve renkler her ne kadar farklı olsa da bence tartışılabilmelidir,saygılar.
Çok Satanlar ve Popülerlik Tuzağı
Bir kitapçıya adım attığınızda raflarda hep aynı isimlerle karşılaşmak, aynı yayınevlerinin logosunu görmek artık sizi de bunaltmıyor mu? Herkes aynı popüler yazarları okuyor, aynı çeviri kitapları eline alıyor, aynı edebiyat tartışmalarını dönüp dolaştırıyor. Peki ya keşfedilmeyi bekleyen onlarca yeni yazar? Büyük emek veren küçük yayınevleri? Neden herkes aynı güvenli limana sığınıyor? Belki de "çok satanlar" listeleri, sosyal medyadaki kitap furyaları veya "herkes bunu okuyor" baskısı yüzünden... Oysa edebiyat, sınırları zorlamak, farklı sesleri duymak, keşfedilmemiş dünyalara yelken açmaktır. Yeni bir yazarın satırlarında kendinizi bulmak, küçük bir yayınevinin özenli çevirisiyle ya da güzel bir polisiyenin kurgusuyla bambaşka bir dilin ritmine kapılmak paha biçilemez değil mi? Popüler olan elbette kalitelidir demiyorum, ama kalite sadece belirli isimlerde ve yayınevlerinde mi toplanmış? Kitap okumanın amacı, ufkunu genişletmek değil midir? O halde neden hep aynı yollarda yürüyoruz? Yeni kalemlere, farklı yayıncılara şans vermek, edebiyatın canlılığını korumanın bir yoludur. Belki de sıradaki gözde yazarınız, henüz keşfetmediğiniz bir yayınevinin raflarında sizi bekliyordur. Bir dahaki sefere kitap alırken, "çok satan" etiketine değil, "henüz okumadım" cüretine güvenin. (Küçük bir bilgi; "çok satan", "yeni çıkanlar" gibi raflar ücret karşılığı yayınevlerine satılıyor.) Edebiyat, tekdüzelikten beslenmez; çeşitlilikle büyür.
1000Kitap
Reklam
Reklam