Bazen çok ilginç kitaplar çıkıyor karşıma. Kubilayhan Yalçın'ın Alınyazıcı adlı bu kitabı da işte böyle bir kitap. Türkiye'de bilimkurgu ve fantastik karışımı kitap yazan çok insan var (ve bir tanesi de bu sitede, ona verdiğim sözü neredeyse iki sene sonra yerine getireceğim), kitapyurdu'ndan bu kategorideki kitapları incelediğinizde insanı şaşırtan sayıda buralı yazarla karşılaşıyoruz. Ben de bu aralar rastgele denemek için seçtiğim kitapları okuyorum: ciddi ve iyi edebiyatın beni yorduğu bir noktada-yaş, iş güç, çabuk sıkılma, yüksek tansiyon vb- bu kitapları okumak bana iyi geldi, geliyor, ve aslında deniz erbulak'ı okumuş olmak da iyi oldu, bence iyi bir yazar çünkü. Kubilayhan Yalçın ise iyi bir seçim yaptığımın ikinci kanıtı oldu, çünkü kitap hakikaten ilgi çekici üç uzun öyküden oluşmasına rağmen aslında bir çeşit roman havası veriyor, yazar bu üç öyküde zaman yolculuğu ve zamana müdahale temasından vampirlere ve kurtadamlara kadar uzanıyor ve bence iyi yapıyor. Kitapta en dikkat çeken ögelerden biri eserin diyaloglarla örülü olması: yazar baştan sona kurduğu mitolojiyi ve kurguyu inandırıcı olmak için karakterlerinin diyaloglarına başvuruyor. Karakterler sürekli konuşuyor, söylüyorlar. İkinci öge olarak, yazarın inanmamızı istediği mitoloji ya da gerçek üstü olaylarla ilgili çok fazla şey anlatıyor olmasını söyleyebiliriz. 300 sayfa civarında bir eserde üç öykü, her öykünün alt öyküleri derken bir sürü olay dönüyor ve her birisinin gerçekliğini kurmak için yazar bir çok bilgiyle dolduruyor sayfaları. Sonuç: kesinlikle kendine özgü bir atmosfer kurabilmiş, şaşırtıcı bir eser (2453) Alınyazıcı. Son hikâyede ilk öyküyle temaslar sağlayarak öykü havasında yazılmış bir roman okuduğumuzu da anlıyoruz. Kubilayhan Yalçın şaşırtıcı gelecek ve geçmiş bağları kurmuş,