"Gözlerinde yaralar var senin. Mavisine acımadan yaralar açmışlar gibi siyah çizgilerin. Gözlerinin mavisine siyah kesikler bulaşmış. Canın çok yandı mı?"
“Sıkıntını kontrol et. Ancak sen ona müsaade ettiğin kadar senin canını sıkabilir. Sen onunla eğlenirsen, ona gülersen pasifleşir, kendini derinlere gömer.”
“Çık karşısına de ki;istiyorum seni işte! Sustur şu aklımdaki gürültüyü, dindir başımın ağrısını, çöz şu bilinmezin ilmeğini! Çünkü biliyorum yine sadece sen çözebileceksin her şeyi...”
Babam bana ilk dersini vermişti aslında..
"Sıkıntını kontrol et. Ancak sen ona müsaade ettiğin kadar senin canını sıkabilir. Sen onunla eğlenirsen, ona gülersen pasifleşir, kendini derinlere gömer. Acını yaşa, sıkıntını çek, bunlar mutlu olmak kadar doğal şeyler! Fakat her şeyin bir dozu var. Acının da öyle.. Zaaflarının bunu aşmasına izin verme.