7/10
2 Kişi
8
Okunma
2
Beğeni
953
Görüntülenme
İspinoz ve Fransız Balkon romalarındaki izleği sürdüren Ahmet Coşkun, yeni romanı Acuka'da da incinmiş, örselenmiş, engellenmiş bir roman kahramanının iç dünyasına yerleşiyor. Kamburunu, kısa boyunu, cılız bedenini, sırtındaki eğriliği taşımaktan yorulmuş bir adamın Acuka adını taktığı komşusu Madam'a duyduğu aşkın, daha doğrusu karşılığı olmayan bir tutkunun hikayesi bu. Roman kahramanının bunalımını sakatlığın bıraktığı bir maraza indirgemiyor Coşkun; sevgisizlikten, annesizliğin, kadınsızlığın yok edici yalnızlığından kaynaklanan çaresizliğini, acısını ve öfkesini, çarpıcı bir kurgu ve ustalıklı bir dille sergiliyor. "Yalnızlığımı evin dışında, gecenin bu saatinde ve çatıda hiç sınamamışım demek ki. Ürkütücü, çekici, gerekli, ansızın… Belki de tekinsiz tam anlamıyla… Ama bunu umursadığım söylenemez! Bu dünyadan beni ne alıp götürebilir ki! İçine sıkıştığım bu hayat çatlağından ne söküp çıkarabilir ki! Yağlı, isli, kurumlu bir baca kiriyim ben! Havaya yayılıp, etrafa çöken, nemlenip kurudukça ve ısınıp soğudukça incecik yarığına daha da yapışıp kalan siyah bir dolgu malzemesiyim nihayetinde. (…) Rüzgâr da su da sık dişli, ince zımparasıyla temizler, pürüzsüz hale getirir ve parlatır yüzeyimizi. Ama eğer hayat, çatlağının dibine kadar aşınırsa, işte o zaman beni yerimden söküp alan rüzgâra ve suya iman edip, şükredebilirim. Fakat kim beni bu kadar gerçek sevebilir ki! Sevgili acukamdan başka… Yaşam ve ölüm gibi aşığız; sessiz, sedasız birbirimize bakarak gözlerimizdeki sevecen bakışlarla içimizdeki Acuka'yı aşındırıp, tüketeceğiz." Acuka, yaşam için ona ayrılan zamanın acısını küçülterek yola devam etmek isteyen yaralı günlerin öyküsü. Sırtının bütün eğriliğine rağmen hayatın çatlaklarına sızmak isteyen yaşama mahkum bu ruh, ne çaresiz, ne de deli ama İstanbul ve Boğaz kadar kambur; hepimiz kadar yalnız... (Tanıtım Bülteninden)
224 sayfa

Yorumlar ve İncelemeler

·
Puan vermedi
İspinoz ve Fransız Balkon romalarındaki izleği sürdüren Ahmet Coşkun, yeni romanı Acuka'da da incinmiş, örselenmiş, engellenmiş bir roman kahramanının iç dünyasına yerleşiyor. Kamburunu, kısa boyunu, cılız bedenini, sırtındaki eğriliği taşımaktan yorulmuş bir adamın Acuka adını taktığı komşusu Madam'a duyduğu aşkın, daha doğrusu karşılığı olmayan
Acuka
AcukaAhmet Coşkun · Ayrıntı Yayınları · 20148 okunma
224 syf.
4/10 puan verdi
·
14 günde okudu
Kitap ve yazar hakkında hiçbir bilgim yokken indirimde karşıma çıktı ve yayınevinin kitaplarına karşı sempatim olduğu için direk alıp okumaya başladım. Lakin kitaba başladım heyecanla devam ettiğimi söyleyemem. Öncelikle ağır ilerleyen bir kitap. Yeraltı edebiyatı olduğundan âşinalığımdan dolayı devam ettim fakat gerçekten çok zorladı betimlemeleri ve konusu itibari ile. Kambur bir adamın iç dünyasını anlatıyor yazar. Bir önceki kitabını (Fransız balkonu) okumadığım için biraz ‘fransız’ kalsam da konuyu dağıtmadan göndermeler de bulunuyor. Okumak isteyenlere tavsiyem sabırlı olun ve zor da olsa tadını çıkarmaya çalışın.
Acuka
AcukaAhmet Coşkun · Ayrıntı Yayınları · 20148 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ahmet Coşkun
Ahmet CoşkunYazar · 6 kitap
1962 yılında İstanbul’da doğan Ahmet Coşkun, tıp ve psikiyatri eğitimi gördü. Çeşitli dergi ve gazetelerde öykü, şiir ve denemeleri yayımlandı. Psikiyatri ve psikoloji alanında edebiyat ve düşünce konulu bazı dergilerin çıkarılmasında yer aldı. Yazarın daha önce yayımlanmış, yaşamlarımızdaki olası "bilinçdışı kayıp" öykülerinin izini sürdüğü İspinoz (Telos Yayınları) adlı bir romanı da bulunuyor. Uzun süredir Ahmet Balad Coşkun adıyla tanınıyor. 'Gülüşün Çürümüş Menteşesi' adlı yeni bir romanı Nisan 2019'da Nota Bene yayınevinden çıktı. Açık Radyo'da 'Anlatıdaki Hakikat' adlı programın yapımcısı. Gümüşlük Akademisi Vakfı danışma kurulu üyesi. Psikanalitik edebiyat kuramıyla ilgili anlatılarını birçok kurumda sundu ve yazıları dergilerde yayımlandı. Ayrıntı Yayınevinden 'Fransız Balkon' ve 'Acuka', Telos yayınevinden 'İspinoz' adlı romanları var.
30 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.