Yarının Kıtası

Afrika

Abdi İpekçi
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
239
Basım Tarihi:
1959
Yayınevi:
Milliyet
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·239 syf.··
2017 7. kitabı
·
266 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2017 19:23
"Bir buçuk aylık seyahatimizi,hikaye eden kitabımızın başında ağlayan sevimli çocuk,siyah Afrikanın ta kendisidir.Yürümekten,kendi işlerini kendi görmekten âciz olduğu halde yürümek ve kendi işlerini kendi görmek istiyor.Bunu yapamadığı için de ağlıyor.Fakat çok yakın gelecekte bu sevimli çocuk büyüyecek,serpilecek,ayakları üzerinde doğrulup yürümeye,koşmaya başlayacaktır.O zaman belki bebekler gibi ağlamayacaktır ama büyük mes'uliyetler yüklenmiş aile reisleri gibi güçlüklerle karşılaşacağı,endişelerle kıvranacağı muhakkaktır." Son bölümden alıntıladığım bu kısım kitabın özeti adeta.Bende bulunan bu nüsha 1959 basım olmakla birlikte mini kütüphanemde,hiç tanışamadığım dedemden kalan son hatıra olarak yer alıyor.Kitabın içerisine kendi el yazısıyla aldığı notlarla zevkle okudum.Kitaba gelirsek,adındanda anlaşılacağı gibi Abdi İpekçi'nin iki aylık süre zarfında gezdiği yedi Afrika ülkesi tanıtılıyor.Hem röportaj kavi hem belgesel tadında.Bahse şayan nokta dönem Afrikasını anlatmasıyla birlikte Türkiye'nin gündem konularındanda birazcık haber almamız çok hoştu.Afrikanın gece hayatı,sosyal yaşantısı,kısa şehir tarihi,hatta ve hatta bazı yemek tarifleri,spor münasebetleri,siyasal yaşam,müstemlekecilik faliyetleri,çesitli röportajlar ve Kemal Baysal'ın objektifiyle yansıyan fotoğrafları bulmak mümkün.Ayrıca kitabın son bölümünde İpekçi'nin 'Yarınki Afrika' başlığı adı altında ele aldığı öngördüğü düşüncelerinin günümüzde gerçek olması ve göremeyecek kadar kısa yaşaması bilmem bu çalışmayı ne kadar değerli kılar.Bunu sizin tasavvurunuza bırakıyorum. Afrikanın 50'liler ve 60'lar arası mevcudiyetini merak ve araştırma konusu yapan herkese tavsiyemdir.
AfrikaAbdi İpekçi · Milliyet · 19596 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Abdi İpekçiYazar · 9 kitap
Yaşamı İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres Gazetesi gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürü (1954), bir süre sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden öldürüldüğü 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. Yazılarında Atatürkçülüğü, barışı, düşünce özgürlüğünü, ülkenin bağımsızlık ve bütünlüğünü savundu. Suikast ve ölümü 1970'li yıllardaki anarşi ve terörün önlenmesi için iktidarla muhalefet liderleri arasında da yapıcı bir diyalog kurulmasından yana olan, devlet yönetiminde partizanlığın ve duygusallığın yerini akılcı, çağdaş, ılımlı bir uygulamanın almasını isteyen İpekçi, 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul Maçka'daki evinin yakınlarında arabasında iken Mehmet Ali Ağca tarafından öldürüldü. Mehmet Ali Ağca'nın verdiği ifade de Abdi İpekçi'ye 5 - 6 el ateş ettiğini söylemiştir. Fakat olay yerinde 9 mermi ele geçirilmiştir. Bu da bir ikinci kişinin olduğunu göstermiştir. O da Oral Çelik'tir. Oral Çelik ve Mehmet Şener suikastı beraber planlamış Mehmet Ali Ağca da tetikçi olarak sonradan aralarına katılmıştır. Mehmet Ali Ağca, İpekçi suikastinden idamla yargılanırken 1979 yılında ülkenin en iyi korunan askeri cezaevlerinden biri olan Maltepe Askeri Cezaevi’nden kaçırıldı. Abdullah Çatlı, Bedrettin Cömert suikastinden aranırken 1978 Ağustos’unda Sakarya’da yakalandı. 48 saat sonra serbest bırakıldı. Uğur Mumcu’nun İpekçi cinayetinin kilit ismi dediği Çatlı 1982Şubat’ında bu kez ‘MHP’ davasıyla aranırken, Zürih’te Mehmet Şener ile birlikte sahte pasaportla yakalandı ve yine 48 saat sonra salıverildi. Uğur Mumcu; ‘Şener iade edilirse İpekçi cinayeti aydınlatılır, yitirilen her saniye önemli.’ Diye yazdı. Ama değil saniye aylar geçti Şener yargılandı ve delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. Oral Çelik 1982 yılında İsviçre’de yakalandı. 10 gün sonra serbest bırakıldı. Türkiye’ye döndükten sonra Malatya’da süren bir cinayet davasında dosyada bir evrakın kaybolması üzerine tahliyesine karar verildi. Ağca’nın, İpekçi cinayetinde tetik çektiğini söylediği Yalçın Özbey ise 1983 yılında Almanya’da işlettiği lokalde gözaltına alındı ve 2 ay sonra salıverildi. Mehmet Ali Ağca'nın açıklaması “Yavuz (Çaylan), İpekçi'nin arabasının geldiğini bana bildirdi ve ben kaçmadan arabaya gidip çalıştırmasını söyledim. İpekçi'nin arabası köşede yavaşladığı zaman koştum ve 4 veya 5 el ateş ettim. Tekrar koşarak arabamıza geldim. Yavuz çalışır vaziyette ön tarafta oturduk son süratle kaçtık.” Yayımlanmış eserleri Afrika (1955) İhtilalin İç Yüzü (Ö. Sami Coşar'la, 1965) Dünyanın Dört Bucağından (1971) Anısı 1980 yılında anısı için, Türkiye ile Yunanistan'da ortak bir çalışma çerçevesinde, iki yılda bir verilmek üzere Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü konuldu. İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde Yedikule Zindanları civarlarında bulunan spor salonuna Abdi İpekçi Spor Salonu ismi verildi. Öldürülüğü Emlak Caddesi'nin adı da kendi adıyla değiştirilerek (Abdi İpekçi Caddesi), katledildiği noktaya bir anıt dikilmiştir.