Önce yazardan başlayalım; yazarımız kimdir?
Todenhöfer 1972 ile 1990 arasındakı uzun zamanda alman Hiristiyan Demokrat Birliği (CDU) aktif siyaset yaptı. Sonra siyasetten tamamen elini çekip araştırmacı, yazar ve barış aktivistliğine yöneldi. Afganistan, Irak ve Suriye gibi savaş bölgelerini ziyaret etmekten, olay yerlerinde birinci kaynaklardan bilgi edinmekten ve elinden geldiğince yardım organizasyonu yapmaktan geri durmadı. Siyasete 2020'de parti kurarak ve onun başına geçerek tekrar döndü. Kitaplarından gelen gelirleri başlattığı projelere yüzde yüz olarak aktarmaktadır.
Benim için Todenhöfer Batı insanının vicdanının sesidir. Çünkü savaş karşıtlığı yapmaktan da öte, Batı insanının gizli ırkçılığını eleştirmekte, Afrika, Asya ve Ortadoğulu insan canlarının da Batı insanı kadar değerli olduğunu haykırmakta, Batı insanlarını dürüstlüğe, barışseverliğe, adalete ve yardım severliğe davet etmekte, ama maalesef pek rağbet görmemektedir.
Kitapta aynı gün birisi ölerek, diğeri bacağının yarısından olarak facia yaşayan Latin kökenli 18 yaşındaki ABD askeri Andy ve Bağdat'ın en ücra ve sefil mahallelerinin birinde babasız ve beş kardeşiyle yaşayan Merve'nin (Marwa diye geçiyor kitapta) hayatı anlatılmaktadır.
Kitap mazlumların dramını anlatarak Amerika ve Batı ülkelerinin dış iş ve ilişkilerini eleştirmektedir...