ANKA-I AŞK
Anka-ı Aşk kitabının yorumuyla sizlerleyim. İntikam ateşiyle yanan iki genç. Biri Sencer diğeri Ayza. İkisi de babalarının intikamını almak istiyor. Düşmanları ise ortaktı. Kaderin bir cilvesimi bilmem ama Sencer ile Ayza'nın yolları kesişiyor. Kader ise bu aşkın yolunu belirliyordu. Tıpkı küllerinden yeniden doğan Anka kuşu gibiydi Anka-ı Aşk...
Anka-ı Aşk kitabından bahsedecek olursam; Sencer , sağ elini nemli toprağa daldırdı. Buğulanan gözlerini mezar taşında ki isimlere dikip bakışları, o isimlere mıhlanıp kaldı. Gültekin ve Banu Aybars yazıyordu. Elini isimlerin üzerine koyarak sertçe yutkundu. Sanki, ruhu ıstırabın eşiğindeydi, mezarlık soğuk ve kasvetliydi. Sencer, anne ve babasının mezarına son kez bakarken yine, kendi yüreğine biriktirdiği intikam ateşini harladı.
Ağza ise; babası Cengiz'in asılsız iddialar nedeniyle idam edilmesini kabul edemiyordu. Ortada düzeltilmesi gereken büyük bir yanlış vardı. Ayza, Selçuk Alphan'dan intikam almak ve babasının suçsuz olduğunu ispatlamak istiyordu. Babasının idamından sonra amcası da aynı kaderi yaşadı. Ne kadar zor değil mi?
Ayza ve amca kızı Gökçe intikam peşinde, adaletin tecelli etmesini istiyordu. Kader ağlarını Sencer ve Ayza için örmüş durumda. İkili bu çetin savaşta birlikte hareket ediyor. Çünkü ortak düşmanları vardı. Ayza ve Sencer bu çetin savaşta birbirlerini tanıma fırsatı da buldu. İkisi de o kadar masum ki, aşkları görülmeye değer. Hani o film ya da dizilerde izlediğiniz aşklardan değil yani tamamen gerçekçi bir aşk.
Anka-ı Aşk'ın devam kitabında bizleri neler bekliyor.
Sencer ve Ayza intikam alabilecek mi ortak düşmandan?
Ayza babasının masum olduğunu kanıtlayabilecek mi?
Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın dostlar
#kitapyorumu #okudumbitti #kitapalıntıları