Uzun zamandır biraz yoğunluktan daha çok da tembellikten dolayı inceleme yazmıyordum. Bu sessizliği sona erdirmenin vakti geldi. Yeni bir inceleme ile karşı karşıyayız.
Yazılarımı takip edenler mutlaka farkedeceklerdir; çok da abratmayayım ama iyi bir hatırat okuyucusuyumdur. Özellikle Türkiye'de tarikat, cemaat ve müslümanlarla alakalı bütün kurum ve kuruluşlar ait bilgi elde etmeye gayret ediyorum. Bunun bir sebebi geçmişe dair sorgulamaların ne kadar sağlam olduğu, bir sebebi de bu meseleleri okumaktan haz duymam.
Herkes bilir ki okuduğumuz biyografi, otobiyografi, nehir söyleşisi tarzı yazıların öznel yargıları ve anlatımları nesnel bölümlerinden çok daha fazladır. Yani bu konularda bir objektiflik aramıyoruz. Aynı konular hakkında farklı kişilerin anlatımlarını okuyarak, dinleyerek bir kanaate varmak derdindeyiz. Kısacası bu okuduğumuz nehir söyleşisi de benim bu yazdığım yazı da mutlak bir objektiflik derdinde değil. Zaten öyle bir derdi olsa da adeten imkansız bir durum... Neyse, biz kitaba dair belirli noktalara, soru işaretlerine ve kendimizce gördüğümüz çelişkilere işaret edelim...
Benimle bir saat muhabbet eden bir kimsenin de anlayacağı gibi Milli Görüş kökenli bir temele sahibim. Hayatımı etkileyen insanlar arasında da Rahmetli Erbakan Hocamızı her zaman bir numaraya yazarım. Bu sebeplerden dolayı kitabı okumaya başlarken yaklaşımım tabiki müsbet manada "aa ne güzel Bülent Arınç'ın kitabı çıkmış adını da 'Küçük Erbakan' koymuşlar" şeklinde olmadı. Okuyalım bakalım hazret(!) ne diyor diye oldu...
Bu tür kitapları okuyunca genel mevzuların içerisindeki tali meselelere de vakıf olmuş oluyorsunuz. Bu kitapta da böyle şeylerle karşılaştım. Bunların bir kısmını sizinle madde madde paylaşayım:
1- Bülent Arınç'ın Milli Nizam'dan beri bu hareketin içinde ve