Ünlü arkeolog Gordon Childe, 1926’da yayımladığı kitabı Aryanlar’ın yazılış amacını şöyle belirtiyor: ‘Tarihöncesi dönemlerde Hint-Avrupa dillerinin dağılımını açıklamak için Aryan dili ve kültürünün beşik ülkeden daha önce Aryan olmayan bölgelere doğru taşındığı bir tür yayılma, göç, işgal ya da nüfuz etme hipotezine müracaat etmemiz gerekir. Bu yayılımın izini sürmek bu kitabın başlıca amacıdır.’
Bugün Avrupa, Amerika ve Hindistan’ın dillerinin büyük çoğunluğu Hint-Avrupa dil ailesine aittir. Filologlar Aryan kökten türeyen on bir dil grubu teşhis etmişlerdir. Keltik dilleri, Tötonik diller (Flemenkçe, Almanca, İskandinav dilleri), İtalik diller (Latince ardından Fransızca, İspanyolca vs.) Yunanca, Slav dilleri, Farsça, Sanskritçe vs.
Bize ulaşan en eski Aryan isimleri Babil, Mısır ve Hitit tabletlerinde geçer. Fakat onlar bu bölgeye muhtemelen istila amaçlı gelmişlerdir. MÖ 1760’ta İran üzerinden Babil’e gelen Kassitlerin Aryan olabileceğini düşündüren bazı detaylar vardır. Kral adları Sanskritçe’deki ilah adlarına benzer: Kral Surias- Güneş Tanrısı Surya, İndas-İndra, Maruttas-Marutah gibi. MÖ 1400’lerde Yukarı Fırat’a yerleşip Mitannilere hükmedenler kesin olarak İndus’ta ve İran’da yaşayan Aryanlar ile yakın akrabadır. Hükmedilen halklar ise Aryan olmayan Asyalılar’dır.
MÖ 1000 civarı Doğu Akdeniz’de Aryan isimleri tamamen yok olmuştur. Yukarı Fırat’ta da Aryan dili diğer dillere yenik düşmüş ve karışmıştır. İran’da ve Hindistan’da ise hayatta kalmıştır. Ancak buralarda Aryanlara ait en eski yazılı kayıtlar MÖ VI. yüzyıla aittir. Onun öncesinde ise sözlü gelenek ile aktarılan kayıtlar vardır.
Arkeolojik ve filolojik araştırmalardan varılan önemli sonuçlardan biri Hint-İran halkının aynı soydan olduğudur. Ancak bu bölgelere nasıl ve neden geldikleri