İnsan çocukluğundan beri hayalini kurduğu bir isteği gerçekleştiğinde kendisini dünyanın en şanslı ve en mutlu insanı hisseder. Peki ya bu hayal beraberinde hesapta olmayan maceraları ve tüm hayatını etkileyecek kişiyi getirse? Leyla, neşe dolu, hayalperest ve saf yürekli bir kadın. Çocukluğundan beri hayalini kurduğu tek şey var; Mısır'a gitmek. Eh, o kadar yolu gitmişken Mumya serisinin yakışıklı oyuncusu O'Connell gibi karizmatik bir adamı koluna takıp ülkeye dönse tadından yenmez Yakın arkadaşı Esmer, bu hayalini gerçek kılıyor. Birlikte Mısır'a tatile çıkıyorlar. Tur rehberi ışığında gezdikleri Mısır, keşfedecekleri yeni yerlerin heyecanı Leyla'yı soluksuz bırakıyor. Ama daha yolculuk anında tartıştığı karizmatik adam, tam olarak Mısır da karşısında İş insanı Levent Çağan, aktardığı bilgilerle Leyla'yı şaşırtmayı başarıyor.
Ve olaylar bundan sonrasında dizginlenemez bir hâl alıyor. Gezinin daha ilk gününden Leyla'nın mahsur kaldığı yerde yabancı bir adam görmesi, tehditkâr konuşmalar ve şok art arda geliyor. Kan donduran bir cinayet, kaygı ve korkuyu takip ediyor. Leyla ve Esmer kendilerini mafyaların ortasında hiç tanımadığı bir ortamda buluyor. Çocukluğundan beri istediği tek hayalin böylesine macera ve aşk dolu olacağını kim tahmin edebilirdi ki? Duygudan duyguya sürükleyen bir okuma Aşk Alfabesi, kimi zaman güldüm kimi zamanda maceranın içinde kaygılandım. Mısır tarihçesi hakkında metnin biraz daha zenginleştirilmesini isterdim, ilk başta paylaşılan bilgiler metinle çok ahenkli olduğu için devamını istedim. Kurgusu yormadı, akıcıydı, sadece biraz betimleme olsun isterdim bu yönden çok duru bir üslubu var. Çok kısa sürede okudum. Leyla'nın peşine takılıp macera, aşk ve heyecan dolu bir Mısır yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?