Gerçek ten ayrılığı anlatan bir kıtap olmuş
Şahsen benim görüşüm bu ama okumanızı tavsiye derim
Umarım okuyancak olan kişiler de beyenir
Çok iyi bir kitap
Mevlânâ ve Mevlevîliğe dair okuma yaparken yolum Neyzen Kudsi Erguner’in “Mevlevîlere Göre Mevlânâ ve Mevlevîlik Hakkında Doğru Bilinen Elli Yanlış” kitabı ile kesişti. Kıymetli Neyzen, bu kitapta Mevlevîliğe dair ortaya atılmış binlerce yanlış içinden elli tanesini seçerek bu yanlışların doğrularını anlatmış. Önemli hususlardan biri, Kudsi Erguner’in bir röportajında da ifade ettiği üzere bahsi geçen bu doğruların yazarın kendi kişisel görüşüne göre değil, kaynak gösterilerek Mevlânâ’nın gerçekten söylemiş olduğu sözlere atıf yapılarak temellendirilmiş olması. Yavaş yavaş ve sindirerek okuduğum bu eseri sık sık ders çalışır gibi tekrar edeceğim. Bu kitabı keyifle okuduktan sonra Neyzen Kudsi Erguner’in yazmış olduğu başka bir kitap olup olmadığını araştırırken Ayrılık Çeşmesi kitabı ile karşılaştım. Ayrılık Çeşmesi bir otobiyografi kitabından ziyade yazarın kendi tecrübeleri ve yaşadıkları ışığında tekke ve tasavvuf geleneğini, Mevlevîliği ve Doğu ile Batı’yı anlattığı anı kitabı. Bu kitabın nasıl ortaya çıktığı sorusuna yine bir röportajında cevap vermiş Kudsi Erguner. Yayınevi kurmuş bir Fransız öğrencisi, Erguner’in derslerinde sık sık anlattığı hikâyeleri bir kitap hâline getirip getiremeyeceğini sormuş ve bu vesileyle Ayrılık Çeşmesi kitabının tohumları atılmış. Neredeyse her sayfasını işaretlediğim bu kitaptan çok şey öğrendim. Kendisinin yetiştiği çevre, Fransa yolculuğu, Türkiye’ye dair yaptığı tespitler, babasıyla olan ilişkisi ve Neyzenliğini anlattığı bu kitabı okumak yüzümde kimi zaman hoş kimi zaman ise buruk bir tebessüm belirmesine vesile oldu. Kıymetli Neyzen’in tevazusunun kitabın samimi anlatımına yansıdığı aşikâr.
Dün ile bugünü, doğu ile batıyı, ben ile seni ve nice ayrılığı birbirine bağlayan bir gönül köprüsü inşa etmiş yazar. Silkinip kendine gelmek isteyenlere güzel bir fırsat.
Bu bir demdir gelir geçer duyamazsın demedim mi havasını taşıyan bu kitap. Kendi döneminin zihniyetini çok iyi anlatır bir tarzda olan yazardan çok şey öğrenselerde çok şey beklemesinler.
Kudsi Erguner 1952’de Diyarbakır’da doğdu. 1969’da İstanbul Radyosu’na katıldı. 1973’te Paris’e yerleşen Erguner, burada mimarlık ve müzikoloji eğitimi aldı ve her iki alanda da doktora yaptı. 1976’dan itibaren dünyaca tanınmış müzisyenlerle çeşitli tiyatro, sinema ve konser projelerinde çalıştı. 1981’de Sufi öğretisini ve müziğini öğretmeyi amaçlayan bir dernek, 1988’de ‘‘Kudsi Erguner Ensemble’’ adıyla 16.yüzyıl Klasik Osmanlı Müziği’ni tanıtmayı hedefleyen bir müzik topluluğu kurdu. Kudsi Erguner evli ve üç çocuk babasıdır.