"Az çoktur" (less is more) ve "Az sıkıcıdır" (less is bore) olmak üzere iki temel motto görüyoruz 'az' kavramı üzerine. İlki, 'kemer sıkma' politikasını benimserken; diğeri elinde avucunda ne varsa kullanmayı tercih ediyor. Bu iki romantik motto, ilk bakış için oldukça masum ve kendilerince haklı görünüyor; ancak durum hiç de göründüğü gibi değil. İkisinin de çıkarcı yönleri göz önüne serilince, yeni bir motto devreye giriyor: "Az yeterlidir" (less is enough)
Aureli, bu mottoyu bize asketizm kavramı üzerinden açıklamaktadır. Asketizm, kabaca dünyevi zevklerden uzak durmak olarak tanımlansa da; aslında barındırdığı anlam bundan oldukça fazladır ve tek bir şekilde tanımlamak da, ne yazık ki mümkün değildir. Bu kavramın esas anlamı, elbette kitap okunduktan ve üzerinde düşünüldükten sonra ortaya çıkacaktır.
Tamam, kitabı okuduk, asketizmin ne olduğunu çözdük ve asketizm belli bir noktaya kadar bizi tatmin etti. Peki sonrasında ne yapacağız? Asketizmin beklentilerini nasıl karşılayacağız? İşte tam bu noktada, Aureli bizi yüz üstü bırakıyor. Aslında şöyle demeliyim: bizi asketizmle yüzleştiriyor. Tanımlıyor, örneklerle açıklıyor ve karşılaştırmalar yapıyor; ancak asketizmi nasıl hayatımıza uygulayacağımızı, hatta daha da büyük bir sorun olarak, asketizmi mimariye nasıl uygulamamız gerektiğini anlatmıyor. Burada bizler oldukça büyük bir boşluğun içerisinde buluyoruz kendimizi. Ya da sevimli bir paradoksun içinde: Toparlanmamız için asketik olmaya ve asketik olmak için de toparlanmaya ihtiyacımız var. Bunun sonucu olarak görüyoruz ki, ilk beklentiyi karşılamışız bile: Kendi kendimizle kalmışız.
Başlangıçtaki iki mottonun romantikliği yerine, asketizmle bütünleşmiş üçüncü mottonun akılcılığını seçiyorum. Ve asketizmin gereği üzerine kendimi dinlemeye gidiyorum.
Az YeterlidirPier Vittorio Aureli · Lemis Yayınları · 2019123 okunma
Mimarlık ve asketizim üzerine bir deneme örneği. Kısaca Asketizimi ve bunun üzerine olan düşünceleri anlatıyor. Kısa zamanda konu hakkında az da olsa bilgi sahibi olmanızı sağlıyor.
PIER VITTORIO AURELI, 1973'te Roma'da doğdu. Venedik'teki IUAV'de mimarlık bölümünden mezun oldu ve 2005 yılında TU Delft'te doktorasını kazandı. Londra Mimarlık Derneği'nde öğretim üyesi ve Yale Mimarlık Okulu'nda Ziyaret Profesörü olarak görev yapıyor.
Aureli, mimariye ve şehre birçok makale yazmıştır ve başta 'Mutlak Bir Mimarlık İmkanı' (2011), 'Özerklik Projesi: Kapitalizmde ve Kapitalizm Karşıtı Politika ve Mimarlık' (2008) olmak üzere birçok kitabın yazarıdır. Yakın zamanda yayınlanan 'The City as a Project' (2014) koleksiyonunun editörlüğünü yapmaktadır. Martino Tattara ile birlikte, Dogma mimarlık bürosunun kurucu ortaklarındandır.
Dogma, çoğunlukla kentsel tasarım ve büyük ölçekli projelere odaklanarak mimarlık ve şehir arasındaki ilişki üzerinde çalıştı. 2006 yılında Dogma, ortaya çıkan en iyi mimari uygulama için ilk Iakov Chernikhov Ödülü'nü kazandı.