Okuyup bitirdiğim ve bende derin izler bırakan bir eser oldu.Eserde Yazar Kuznetsov görüp yaşadığı gerçek dramı yalın bir dille aktarıyor.1941'de Hitler döneminde Alman askerlerinin Kiev'i kuşatması ve faşitliğin daniskasına imza attıkları savaş...... Bende o savaştaymışım ve ölüme nefes kadar yakın bir yahudiymişim gibi bunalıma girdim.
Bundan sonra bazı yaşanmışlıkları aktarıp devam edeceğim.
-Ve DİNA! Anne-Babası yahudi olan genç bir kız, genç dediğim 13-14 yaşlarında. Almanlar tarafından ailesi kurşuna dizilip diğer yahudiler gibi Babi Yar çukurunun dibine atılır.Dina'da çukura satılmak için kendi sırasını beklerken kimsenin farketmeyeceği şekilde ölmeden kendini Babi Yar'ın dibine atar. Çukur çok derin olduğundan uzun bir süre havada kaldığını hisseder ta ki içinde ölmüş ve hala yaşamakta olan insanların olduğu kanlı çukurun dibine batana kadar.Dina o an anladıki sımsıcak kanın tarifi olmayacak kötü bir koku ve ölmüş-ölmemiş insanların arasına saplandığını hissetmeye başlaması.....Gece çöktüğünde üstlerine toprak atılmayı bekliyor ve gecenin çöküşüyle çukura toprak atılmaya başlanır. Almanların toprak atmayı kestiğini anlayınca elleriyle toprağı kazıp koca kanlı çukuru aşmayı başarır. 1-2 gün aç, susuz ve yorgun durmadan koşar. Susuzluk başına vurunca geçtiği bir bahçede gözüne kestirdiği iki domatesi almak için bahçeye girince ev sahibine yakalanır.Komşularla etrafı sarılır ve ordan geçmekte olan Alman askeri kalabalığı görünce gelip kızı alıp yola koyulur.Dina nereye gittiğini bilmeden Askeri takip etmeye devam eder. Asker arkasını dönüp Dina'yı kontrol eder ve Dina'nın kanla karışık çamur içinde, ayakkabısız olduğunu farkeder. Alman birliğine vardıklarında asker Dina'yı içeri alır. Tüm üstlerinin çıktığını anladığında Dina'nın eline bir bez verir ve ondan