Bafa Gölü

Zorbey Aktuyun
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 52 dk.
Sayfa Sayısı:
207
Basım Tarihi:
Mayıs 2014
Yayınevi:
Kişisel Yayınlar
Orijinal Adı:
Bouldering
ISBN:
6056343162
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2019 99. kitabı
Ülkemizin ilk bouldering yani kısa kaya tırmanış kitabı olan Bafa Gölü Bouldering kitabı adından da anlaşılacağı gibi Bafa Gölü civarında yapılabilecek bouldering tırmanış rotalarını içeriyor.Yaklaşık 10 yıldır o bölgede tırmanışlar yapan Sevgili Zorbey Aktuyun’un kaleme aldığı kitapta 270 boulder rotası ile 550 boulder problemi bulunmaktadır.Büyük bir özveri ve emekle hazırlanan kitap Bafa’nın güzelliklerinin,doğasının, kayasının zevkini çıkarmak isteyenlere kesinlikle öneririm.Tüm boulder rotalarının fotoğrafları ve krokileriyle zenginleştirildiği kitabı bouldering antrenmanı yapmak isteyen herkesin okumasını isterim.Şimdiden sizlere keyifli tırmanışlar
Spor
Bafa GölüZorbey Aktuyun · Kişisel Yayınlar · 20143 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
İnsan, doğanın başına gelmiş en büyük felaket mi? Fransız toplumbilimci ve filozof Henri Lefevbre, bir makalesinde ‘doğa hakkı’ ismini verdiği bir kavramdan söz eder. Bu kavram, kentlerin kırsal alandaki yaşama müdahelesini ve bu durumun sonuçlarını ele alır. Lefevbre; kentin, kırsalı tahrip ettiğini, kentin bolluğunun mülksüz kırsallığın karşısına bir simulakra olarak konduğunu, kentleşmeye çalışan köyün arada kaldığını ve yaşam alanlarının tahrip edilmesinden kaynaklı sefaletlerin örneklerini ‘doğa hakkı’ kavramı ile açıklar. ‘’Garip bir şekilde doğa hakkı (kırsala ve saf doğaya ait olan) son zamanlarda boş vakitlerin kullanımıyla alakalı olarak toplumsal pratiğin içine nüfuz etmiştir. Doğa hakkı meselesi şehirlerin yoğunlukları, gürültüleri, bozulan silüetleri karşısında yapılan sıradan protestolara kadar gitmektedir. Bu tuhaf gidişat için söylenebilecek tek şey; doğa da artık değişim değeri ve ticari faaliyetler içerisine dahil olmakta, pazarlanmaktadır. Ticarileşmiş, endüstrileşmiş, kurumsal ya da kişisel olarak düzenlenmiş boş zaman uğraşları, ticaretini yapabilmek ve kazanç sağlamak için ilgilendiği bu doğallığı yıkıp yok etmektedir. Kentler ve buna bağlı olarak kentliler tarafından sömürgeleştirilen kırsal alan, kalitesini, özelliklerini ve köylü yaşamının çekiciliğini, özünü kaybetmesine sebep olmuştur.’’ Lefevbre’ye göre doğa, kâr elde edilebilecek her yöntem için yararlı bir hammaddedir. Buna doğa sporları da dahil. Tırmanış sporunun ise bu bağlamda gün geçtikçe bir tüketime dönüşmesinden dolayı Fransız filozofun söylediklerine katılmamak elde değil aslında. Peki, kendimizi doğa dostu olarak tanımlayan biz tırmanış sevdalıları Lefevbre’nin söylediklerinin tam olarak neresindeyiz? Bu sistemi bilinçli ya da bilinçsiz olarak devam ettiren öğelerden biri miyiz?
Etkinlik
Bafa GölüZorbey Aktuyun · Kişisel Yayınlar · 20143 okunma
Reklam