üstelik bir başkasını yaşamak adına önümüze çıkan muhtemel gelecekleri ne kadar kolay, ne kadar bilinçsizce parçalayabiliyorduk. bunu nasıl yapıyorduk? geriye bakınca mümkün olabileceklerin yerinde yalnızca ince, muhtemel bir çizgi görecektik; gerçekleşenler, gerçekleşmeyenlerin geniş ve boş karanlığı üzerinden doğacaktı.