BALAD'LAR VE ŞİİRLER
Johann Christoph Friedrich Schiller
Çeviren ve Açıklayan: Prof.Dr.Burhaneddin Batıman
İstanbul Matbaası-1959; 226 Sayfa (9)(03.01.2008)
Bu baladları gözyaşları içerisinde okumuştum ama öyle sular seller gibi gözyaşları değildi gözlerimden akan. Özellikle aralarında REHİNE başlıklı bir balad vardı ki,,,okuyup okuyup ağlamıştım.
Rehine başlıklı bu balad'ın hikâyesi zalimlerin zalimi Diyonis'i öldürmek isteyen Damon'un yakalanması ile başlar. Damon'un cezası çarmıha gerilmektir ama Diyonis'e kız kardeşini evlendireceğini, kendisini salıvermesi karşılığında arkadaşını rehin olarak bırakabileceğini söyler. Diyonis'in hayret eder böyle bir arkadaşın gerçekten var olduğuna fakat teklifi de kabul eder. Süre üç gündür; üç gün içinde Damon gelmeyecek olursa arkadaşı çarmıha gerilecek fakat buna karşılık Diyonis, Damon'u serbest bırakacaktır. Yolda fırtınaya yakalanır Damon. Azgın nehri geçmesi gereklidir, sular o kadar kudurmuştur ki dua etmekten başka elinden bir şey gelmez. Yolda başka belâlar da gelir başına; geç kalır Damon. Zalim, çok alay eder arkadaşıyla...Arkadaşının Damon'a karşı olan inancı ise sarsılmaz. Sonunda arkadaşını yavaş yavaş ipe çekmeye başlamışlardır ki, yetişir.
Diyonis her ikisini de huzuruna çağırtır vee... Hepsini anlatırsam olmaz... Hele bir de 'Dalgıç' başlıklı bir balad var ki tam benim arkadaşlarım Halit ve Sabri için yazılmış gibi:
Kral elindeki altın kupayı, denize doğru sarp ve dimdik yükselen yalçın kayalıklardan girdabın içine atar. Kendisini seyreden gençler ve şövalyeler bir türlü cesaret edemez suya atlamaya. Kral kupayı kim kendisine geri getirebilirse bundan sonra o kupanın sahibi olacak, der. Nihayet Aslan Yürekli Çocuk atlar anaforun içine. Bir müddet sonra da elinde kupa ile su yüzüne çıkar. Fakat baladın sonu