Balkabakları Öyküler

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
21 gösterim
- Biz, o zamanlar Van’da yaşıyorduk. Evimiz gölün kıyısındaydı. Gölümüz, Van’ımız bizim herşeyimizdi. Hepimiz, yani bütün köy ahalisi, ‘deniz’ dediğimiz Van’da balık tutardık.Daha doğrusu, kocalarımız hep birlikte denize açılırdı. Apel’im de iyi bir balıkçıydı doğrusu. Sonra kızım dünyaya geldi. Güzelim, güneşim, evimin neşesi Lusin’im. Vırtogil komşumuzdu. Kızımızın göbeğini karısı Hıno bacı kesmişti. Lohusa şerbetini de Refika ile Şefika yani köyümüzün ikizleri kaynattı. Onlarla kızkardeş gibiydik.Herkes birbiriyle iç içe yaşardı. Hiç birimiz doğru dürüst Ermenicekonuşamazdık ama Kürtçe’yi ve Türkçe’yi bilirdik. İyi de konuşurduk. Köyümüzde ayrımcılık oladığından, bizim de aklımıza gelmezdi kimin ‘ne’ olduğu. Ne isterse olsundu bizim için. Makbul olan, insan olmasıydı. Birden durdu. Yüzüme baktı, ben susar diye korkumdan gözlerimi gözlerinden kaçırdım. Yanlış anladı sanırım: - Korkma, yüzüme bak kızım. Senin bir suçun yok ki. O bakışımızdaki Ağaları, Beyleri kışkırtanlar var ya, onlar utansın derim ben. Sıkılmadınsa devam edeyim?
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2007
  • Sayfa Sayısı:
    118
  • ISBN:
    9789758460991
  • Yayınevi:
    Pencere Yayınları
  • Kitabın Türü: