Balkabakları ÖykülerAnais M. Martin

·
Okunma
·
Beğeni
·
26
Gösterim
Adı:
Balkabakları Öyküler
Baskı tarihi:
Haziran 2007
Sayfa sayısı:
118
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758460991
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pencere Yayınları
- Biz, o zamanlar Van’da yaşıyorduk. Evimiz gölün kıyısındaydı. Gölümüz, Van’ımız bizim herşeyimizdi. Hepimiz, yani bütün köy ahalisi, ‘deniz’ dediğimiz Van’da balık tutardık.Daha doğrusu, kocalarımız hep birlikte denize açılırdı. Apel’im de iyi bir balıkçıydı doğrusu. Sonra kızım dünyaya geldi. Güzelim, güneşim, evimin neşesi Lusin’im. Vırtogil komşumuzdu. Kızımızın göbeğini karısı Hıno bacı kesmişti. Lohusa şerbetini de Refika ile Şefika yani köyümüzün ikizleri kaynattı. Onlarla kızkardeş gibiydik.Herkes birbiriyle iç içe yaşardı. Hiç birimiz doğru dürüst Ermenicekonuşamazdık ama Kürtçe’yi ve Türkçe’yi bilirdik. İyi de konuşurduk. Köyümüzde ayrımcılık oladığından, bizim de aklımıza gelmezdi kimin ‘ne’ olduğu. Ne isterse olsundu bizim için. Makbul olan, insan olmasıydı. Birden durdu. Yüzüme baktı, ben susar diye korkumdan gözlerimi gözlerinden kaçırdım. Yanlış anladı sanırım: - Korkma, yüzüme bak kızım. Senin bir suçun yok ki. O bakışımızdaki Ağaları, Beyleri kışkırtanlar var ya, onlar utansın derim ben. Sıkılmadınsa devam edeyim?
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Balkabakları Öyküler
Baskı tarihi:
Haziran 2007
Sayfa sayısı:
118
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758460991
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pencere Yayınları
- Biz, o zamanlar Van’da yaşıyorduk. Evimiz gölün kıyısındaydı. Gölümüz, Van’ımız bizim herşeyimizdi. Hepimiz, yani bütün köy ahalisi, ‘deniz’ dediğimiz Van’da balık tutardık.Daha doğrusu, kocalarımız hep birlikte denize açılırdı. Apel’im de iyi bir balıkçıydı doğrusu. Sonra kızım dünyaya geldi. Güzelim, güneşim, evimin neşesi Lusin’im. Vırtogil komşumuzdu. Kızımızın göbeğini karısı Hıno bacı kesmişti. Lohusa şerbetini de Refika ile Şefika yani köyümüzün ikizleri kaynattı. Onlarla kızkardeş gibiydik.Herkes birbiriyle iç içe yaşardı. Hiç birimiz doğru dürüst Ermenicekonuşamazdık ama Kürtçe’yi ve Türkçe’yi bilirdik. İyi de konuşurduk. Köyümüzde ayrımcılık oladığından, bizim de aklımıza gelmezdi kimin ‘ne’ olduğu. Ne isterse olsundu bizim için. Makbul olan, insan olmasıydı. Birden durdu. Yüzüme baktı, ben susar diye korkumdan gözlerimi gözlerinden kaçırdım. Yanlış anladı sanırım: - Korkma, yüzüme bak kızım. Senin bir suçun yok ki. O bakışımızdaki Ağaları, Beyleri kışkırtanlar var ya, onlar utansın derim ben. Sıkılmadınsa devam edeyim?

Kitap istatistikleri