Başbuğ Attila

·
Okunma
·
Beğeni
·
297
Gösterim
Adı:
Başbuğ Attila
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
335
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059960229
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgeoğuz Yayınları
Avrupa Hunlarının büyük hakanı!... Bizans ve Batı Roma imparatorluklarını önünde diz çöktüren ilk Türk Hakanı!.. Tüm Türk kabile ve boylarını ilk defa millet halinde birleştiren ilk büyük hakan!... ATTİLA Türk devletçilik geleneğinin ilk kurucusu, Roma’yı affeden ilk ve tek insan!... “ Beni iyi dinleyin Papa Hazretleri! Ben, sizin söylediğiniz gibi barbar değilim! Ne Vizigot ne de Vandal’ım. Ben Hun’um ve en az sizin kadar insanım! Roma’yı Vizigot Alarik ya da Vandal Asparuh gibi yakıp yıkmayacağım. Roma benim nazarımda sadece sizin değil, insanlığın şehri, bir kültür ve medeniyet şehridir!... Muhteşem abidelerini, eserlerini, parklarını, bahçelerini, saraylarını, heykellerini yakıp yıkmaya, yok etmeye gönlüm razı olmadı. Roma ve Romalılar benim bu davranışımdan ders almalı, barbar dediğiniz halkların da insan olduklarını hatırlamalı… Bir barbarın sizlerden daha çok, insanlığı ve insanların yarattığı muhteşem bir şehri düşündüğünü görmeli ve anlamalıdır. İçimden bir ses, bu şehri insanlığa bağışlamamı söylüyor. Bu yüzden Roma’ya girmeyeceğim, yakıp yıkmayacağı, bu güzel şehri insanlara bağışlayacağım. İçiniz rahat olsun!” Attila Roma’ya girmedi. Roma’yı yakıp yıkmadı… Bunun sebebi, prenses Honoria değildir. Bunun sebebi, muhteşem şehir Roma’ya duyduğu sevgidir. Meşhur kehanet zincirinin halkasını koparma pahasına Roma’ya dokunmadı ve kehanetin en önemli halkasını kopardı… Aslında kopan halka değil, Attila’nın kendisiydi ve daha büyük işler yapacağı sırada bu dünyadan çekip gitti…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
-Bu gördüklerin benim dostlarım, iki-üç yıl içinde gerçekleştirdiğimiz en büyük iştir. Eğer biz bunu gerçekleştirmeseydik, böyle bir ordun olmazdı, böyle bir yere hakim güçlü Hun devleti olmazdı. Önceden, gücümüz, ordumuz ve aklımız yine vardı. Ama, birliğimiz, merkezi otoriteye bağlılığımız yoktu. Herkes kendi başına hareket ediyor, Roma'nın altınları ile kendi halkına karşı savaşabiliyordu. Biz, önce halkımızın beynindeki bu yanlışları silmeye çalıştık. Zihniyetini değiştirdik. Aksakallarının sözleri ile kuyruklarını kaldıran boylar yok artık! Olur olmaz bahanelerle isyan eden kabileler yok artık! İşte bunun adı, ortak hedefi bulmak ve millet olmaktır! Ortak düşünmek ve ortak hareket etmektir.
Hüseyin Adıgüzel
Sayfa 212 - Bilgeoğuz
-Roma İmparatorluğu'nun her zamanki politikası budur. Bizi birbirimize kırdırmak, sonra da oturup yönetmek. Ben olsam, yardım etmezdim, ama Hakan Rua ne yapar bilemem, dedi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başbuğ Attila
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
335
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059960229
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgeoğuz Yayınları
Avrupa Hunlarının büyük hakanı!... Bizans ve Batı Roma imparatorluklarını önünde diz çöktüren ilk Türk Hakanı!.. Tüm Türk kabile ve boylarını ilk defa millet halinde birleştiren ilk büyük hakan!... ATTİLA Türk devletçilik geleneğinin ilk kurucusu, Roma’yı affeden ilk ve tek insan!... “ Beni iyi dinleyin Papa Hazretleri! Ben, sizin söylediğiniz gibi barbar değilim! Ne Vizigot ne de Vandal’ım. Ben Hun’um ve en az sizin kadar insanım! Roma’yı Vizigot Alarik ya da Vandal Asparuh gibi yakıp yıkmayacağım. Roma benim nazarımda sadece sizin değil, insanlığın şehri, bir kültür ve medeniyet şehridir!... Muhteşem abidelerini, eserlerini, parklarını, bahçelerini, saraylarını, heykellerini yakıp yıkmaya, yok etmeye gönlüm razı olmadı. Roma ve Romalılar benim bu davranışımdan ders almalı, barbar dediğiniz halkların da insan olduklarını hatırlamalı… Bir barbarın sizlerden daha çok, insanlığı ve insanların yarattığı muhteşem bir şehri düşündüğünü görmeli ve anlamalıdır. İçimden bir ses, bu şehri insanlığa bağışlamamı söylüyor. Bu yüzden Roma’ya girmeyeceğim, yakıp yıkmayacağı, bu güzel şehri insanlara bağışlayacağım. İçiniz rahat olsun!” Attila Roma’ya girmedi. Roma’yı yakıp yıkmadı… Bunun sebebi, prenses Honoria değildir. Bunun sebebi, muhteşem şehir Roma’ya duyduğu sevgidir. Meşhur kehanet zincirinin halkasını koparma pahasına Roma’ya dokunmadı ve kehanetin en önemli halkasını kopardı… Aslında kopan halka değil, Attila’nın kendisiydi ve daha büyük işler yapacağı sırada bu dünyadan çekip gitti…

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Mehmet Mavzer
  • Tuğba Demirci
  • Ibrahim Kaya
  • Gökhan MAHADİN
  • Tuğçe Ecem Balasar
  • Uğur Savcı

Kitap istatistikleri