Hüseyin Adıgüzel

Hüseyin Adıgüzel

YazarÇevirmen
8.6/10
19 Kişi
·
47
Okunma
·
4
Beğeni
·
778
Gösterim
Adı:
Hüseyin Adıgüzel
Unvan:
Türk Eğitimci, Yazar
Doğum:
Manisa, Türkiye, 15 Nisan 1948
Manisa-Turgutlu'da doğdu. İlk ve ortaokulu Turgutlu'da, liseyi Balıkesir'de okudu. 1966 yılında İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyat Bölümünü bitirdi. (Zekâsı ve çalışkanlığından dolayı ilkokulu atlayarak okumuş, üniversiteye 14 yaşında girmiştir.) Afyon, Ağrı, Siverek, Adana, Gebze ve İstanbul'da Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. 1994 yılında emekli oldu.
Hüseyin Adıgüzel 1991 yılından itibaren Türk devletlerinde Türkçe öğretmenliği ve eğitim işlerinde çalıştı; sosyal ve siyasî faaliyetlere katıldı.
Yazıları Töre, Türk Yurdu, Orkun, Türk Solu gibi dergilerde çıktı.
Kafkas'ta çayı demlenmeye bırakmadıkları gibi, insanın da demlenmesine, kendini yetiştirmesine, güzel işe yarar bir insan olmasına izin vermezler. Bunu gâh Ruslar yaparlar, gâh bizim mollalar... Bu yüzden Kafkaslı düşünen insanlar ya Avrupa'ya kaçarlar, ya da benim gibi Osmanlıya...
-Vatana hizmetin sivili, askeri olmaz Hüseyin, aslolan hiçbir çıkar düşünmeden,doğduğun,doyduğun,özgür yaşadığın,atalarının mezarları olan bu topraklara, sana verdiklerinin karşılığını, hatta fazlasını severek vermektir. Yani karşılıksız hizmet etmektir!
-Türk Ocakları yarından tezi yok, çalışmaya başlayacak ve Türklük ülküsü, devletimizin ve milletimizin kurtuluş bayrağı olacaktır!
Biz ırkçı değiliz, biz, yok edilmek istenen Türk milletine sahip çıkmaya, yok edilmesini önlemeye çalışan Türk milliyetçileriyiz.
Bizim, milletimizi korumaya çalışmamızı, milletimizi sevmemizi ırkçılık kabul edenler, önce dönsün kendilerine baksınlar!
-Bu gördüklerin benim dostlarım, iki-üç yıl içinde gerçekleştirdiğimiz en büyük iştir. Eğer biz bunu gerçekleştirmeseydik, böyle bir ordun olmazdı, böyle bir yere hakim güçlü Hun devleti olmazdı. Önceden, gücümüz, ordumuz ve aklımız yine vardı. Ama, birliğimiz, merkezi otoriteye bağlılığımız yoktu. Herkes kendi başına hareket ediyor, Roma'nın altınları ile kendi halkına karşı savaşabiliyordu. Biz, önce halkımızın beynindeki bu yanlışları silmeye çalıştık. Zihniyetini değiştirdik. Aksakallarının sözleri ile kuyruklarını kaldıran boylar yok artık! Olur olmaz bahanelerle isyan eden kabileler yok artık! İşte bunun adı, ortak hedefi bulmak ve millet olmaktır! Ortak düşünmek ve ortak hareket etmektir.
Hüseyin Adıgüzel
Sayfa 212 - Bilgeoğuz
-Evet, dedi yüksek sesle Adil. Evet, biz deliyiz. Bu vatanı, bu milleti delilik derecesinde bir aşkla sevdiğimiz için, biz deliyiz. Bu vatana sevdalanmış delileriz!
608 syf.
Bir solukta okuyup bitirdiğim ara verdiğimde tekrar almak için can attığım bit kitap diye adlandırabilirim. 2014 yılında kitap fuarında yasar bey ile yapmış olduğum sohbet sonrası almaya karar verdiğim o günden bugüne kitaplığımda sırasını bekledi. Şuan kendime bu kadar bekletmiş olduğum için çok kızıyorum. Balkan göçmeni olmam sebebi bölgeye dair yazılan tüm yazılar dikkatimi her daim çekmiştir. Bazısını oflayarak okumuşumdur. Bununda öyle düşündüm fakat çokça yanıldığımı son 3 günde gördüm. 608 sayfa 3 günlük zaman diliminde bitti.
Dili akıcı olmakla birlikte bazı bölümlerde uzamalar sebebi biraz sıkıcı olabiliyor.
1877-78 Osmanlı Rus savaşı akabinde balkanlarda Türk soylırımı 1912 yılına kadar sürdüğü az çok bilindiğini düşünmekteyim. Bulgar - Sırp -Yunan çetelerinin devlet destekli Türk köylerine yaptığı eziyet ve zulumler sonrası o dönemlerde Odesa da tıp fakültesi okuyan bir grup gençin hikayesini anlatmaktadır. Hepsi Balkanlarda Türk toplumu için canını dişine katmış isimsiz kahramanlardır. Roman okurken yaşadım diyebilirim. Batı trakya türk cumhuriyeti nin kurulması ve 2 ay içinde hangi sebep ve şartlar altında ilga edildiğini o dönemleri roman içinde bulacaksınız. Balkankarda yaşayan Türk ve Müslüman halkın hangi ıstıraplardab geçtiği burdan kurtulmak adına neler yaptığı/ yapmadığı okuyacaksınız.
Roman adı geçen bir çok kişi gerçek hayatından (günümüzde yaşayan akrabaları ile sohbetler) alıntılanarak yazılmış olması ayrı bir önem ve güzellik taşımaktadır.
Tavsiye edebilirdi. Hüseyin Adıgüzel hocamızı tanıyıp bu kitaplarını almamak şahsım adına zor bir karardı. Ama iyiki diyorum. İyiki aldım ve iyiki kendisini tanıdım.
Huzurlarınızda saygılarımı iletiyorum.
145 syf.
·7/10
Göçebe bozkır kültürünün en önemli özelliği yerleşik kültürlerin ürettiği sanat eserlerini tam manasıyla ortaya koyamamasıdır. Bu nedenle mezar kültü ve ondan kaynaklı sanatsal yapılar kültür tarihi için yüksek önemi haizdir. Taşbabalar bu nedenle Türk tarihinin önemli bulgulara ulaşmak için önemli bir ip ucuna dönüşmektedir. Firudin Ağasıoğlu bu gerçeği layıkıyla tespit ederek, Taş babaların izinden teorisini Türklerin tahmini göç yollarının deşifre edildiği Urmu Teorisiyle kesiştirmektedir. Böylelikle hem Urmu Teorisi için güçlü bir kanıt Taşbabalar sayesinden öne sürülmekte hem de bu sayede en ince ayrıntısına kadar bu kadim taşlar anlatılmaktadır. Türk tarih ve kültürünün bu önemli figürlerine bu şekilde bir önem yüklenmesi tarihe karşı olan ödevin ne derece ciddiye alındığının kanıtı gibidir... Azeri araştırmacının eserinin dil ve yazım hatalarının üstesinden gelerek bir tercümesi yapılsaymış daha iyi olurdu. Resimlerin canlı ve kuşe kağıda basılı olması eserin kıymetini iki katına çıkarırdı. Her şeye rağmen önemli bir eser, bu tip yayınların çoğalması tarihimiz için büyük bir kazanç
397 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Genel olarak kitap çok başarılı. özellikle kitabı İstanbul ve asya olarak 2 bölüm olarak düşünürsek 1. bölüm genel olarak sıkıcıydı. Gereksiz ve uzatılan betimlemeler çok fazla. Fakat 2. bölüm gerçekten çok keyifli ve sürükleyiciydi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hüseyin Adıgüzel
Unvan:
Türk Eğitimci, Yazar
Doğum:
Manisa, Türkiye, 15 Nisan 1948
Manisa-Turgutlu'da doğdu. İlk ve ortaokulu Turgutlu'da, liseyi Balıkesir'de okudu. 1966 yılında İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyat Bölümünü bitirdi. (Zekâsı ve çalışkanlığından dolayı ilkokulu atlayarak okumuş, üniversiteye 14 yaşında girmiştir.) Afyon, Ağrı, Siverek, Adana, Gebze ve İstanbul'da Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. 1994 yılında emekli oldu.
Hüseyin Adıgüzel 1991 yılından itibaren Türk devletlerinde Türkçe öğretmenliği ve eğitim işlerinde çalıştı; sosyal ve siyasî faaliyetlere katıldı.
Yazıları Töre, Türk Yurdu, Orkun, Türk Solu gibi dergilerde çıktı.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 47 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 43 okur okuyacak.