Basitlik İlkesi (Bütün Eserleri 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
128
Gösterim
Adı:
Basitlik İlkesi
Alt başlık:
Bütün Eserleri 1
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759971922
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Felsefenin sürekli soru sorması, ama daha da önemlisi aynı soruya farklı cevaplar vermesi, hiç kuşkusuz onun değişme ve gelişmeye olan katkısının da temel bir dayanağıdır. Değişim ve gelişim ortaya çıkabilmesinin en önemli koşulu, görülmeyenin, dikkatlerden kaçanın görülmesidir. Böylece de alışılagelenin dışına çıkabilme olanağı sağlanabilir. Dolayısıyla da "gelişim", belli bir noktadan sonra, alışılagelenin terk edilmesini talep etmektedir. Artık o bilgi sistemi için yeni bir evreden söz etmek, onu sıradan bir değişimden ayırmak ve onu köklü bir dönüşüm olarak, bir devrim olarak görmek gerekir. Bir bilgi sistemi, sahip olduğu özelliğe göre, kendine özgü kabuller üzerine kurulabilir. Bu kabuller, ilerlemenin ve birikimin dayanaklarını oluşturur. Fakat ne tür bilgi sistemi sözkonusu olursa olsun, gelişim için bu kabullerin değiştirilmesinde felsefenin çok büyük bir katkısının olacağı açıktır. Çünkü felsefe, yukarıda da işaret edildiği gibi, farklı sorular sorabilmek, fakat özellikle farklı cevaplar verebilmektir.
134 syf.
·8/10
Antikçağa konu olan çoğu felsefe sorusu gibi basitlik ilkesi de ilk olarak bu dönemde işlenmiş ardından Copernicus, Galileo, Kepler ve Newton ile birlikte bilimle olan bağını kurmuştur.

Farklı sorulara veya sorunlara farklı cevaplar ve alternatifler aramak sanırsam felsefenin en cezbedici özelliği olmuştur. Bu özellik kendisini basitlik ilkesinde de göstermiş. Anaximenes ve Diogenes su yerine havayı basit öncelikli cisim olarak görürken, Herakleitos ateşe, Empedokles ise dört elemente asıl basit cisimler unvanını vermiştir. Ancak kitabın konusu bunların daha dışındadır. İncelememin başında bahsettiğim bilimle olan ilişkisini konu almış ve çeşitli kişiler tarafından basitlik ilkesine nasıl anlamlar biçildiği, zamanla ne tarafa doğru evrildiği konu alınmıştır. Bu konulara dalmadan önce basitliğin tanımını Ockham'lı William'a atfedilen aslında başkası tarafidan zikredilen bir örnekle açıklayalım: gerek olmadıkça varlıklar çoğaltılmamalıdır. Veya Aristoteles'in ifadesiyle basit, bir şeyin kendisinin belirli bir tabiatı olmasına denir.

Her ne kadar basitlik ilkesinin başka bir anlam kazanması Copernicus sayesinde olsa da kitap bu ilkeyi ele alırken Ernst Mach öncesi ve sonrası olarak ayırıyor ve daha çok sonrasıyla ilgileniyor. Mach'a bir referans vermek gerekirse, ondan etkilenenler arasında en bilineni Einstein'dır.
Mach, bilginin asıl kaynağı olarak duyumları veya sezgileri (?) temele koyan bir düşünürdür. Felsefeye ait bir kavramı bilimsel yönden aydınlatmaya çalışmış ve bu ilkenin tarihsel gelişimine eğilim vererek bilimden metafiziği atmayı amaçlamıştır ayrıca evreni yalnızca duyularından ibaret görmüştür. Olgular düşüncelerimize uymaya zorlanamazlar derken de şüphesiz basitlik ilkesiyle birlikte düşünüyordu. Hatta atomun varlığını sırf duyumlayamadığı için reddetmiştir. Mach'ın ardından Max Planck ona bir eleştiri yöneltmiştir. Planck'a göre üç alem vardır, world of sense, world of physic and real world. Fizik alemi duyum ve gerçeklik aleminden ona göre ayrılması gerekirken Mach sadece duyum alemini kabul eder.

Daha sonraları Popper ise basitlik ilkesini bilimin içerisine koyabilmek için onu yanlışlanabilirlik ve sınanabilirlik ile ilişkilendirmiştir. Çünkü Poppera göre teorinin bilimsellik ölçüsü bu teorinin yanlışlanabilir olmasıyla doğru orantılıdır.

Genel olarak kitap bu minvalde ilerleyerek bilim tarihinde önemli yere sahip kişiler tarafından basitlik ilkesinin nasıl algılandığını ve şekillendirildiğini ele almış.
Elimizde tuttuğumuz bir taşı bıraktığımızda, bu taş yalnızca gerçekte yere düşmekle kalmaz, düşüncelerimizde de düşer.
Felsefenin ilk ortaya çıktığı günden itibaren sahip olduğu en önemli özelliklerinden birisi onun bir sorun karşısında farklı cevaplar verebilmesidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Basitlik İlkesi
Alt başlık:
Bütün Eserleri 1
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759971922
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Felsefenin sürekli soru sorması, ama daha da önemlisi aynı soruya farklı cevaplar vermesi, hiç kuşkusuz onun değişme ve gelişmeye olan katkısının da temel bir dayanağıdır. Değişim ve gelişim ortaya çıkabilmesinin en önemli koşulu, görülmeyenin, dikkatlerden kaçanın görülmesidir. Böylece de alışılagelenin dışına çıkabilme olanağı sağlanabilir. Dolayısıyla da "gelişim", belli bir noktadan sonra, alışılagelenin terk edilmesini talep etmektedir. Artık o bilgi sistemi için yeni bir evreden söz etmek, onu sıradan bir değişimden ayırmak ve onu köklü bir dönüşüm olarak, bir devrim olarak görmek gerekir. Bir bilgi sistemi, sahip olduğu özelliğe göre, kendine özgü kabuller üzerine kurulabilir. Bu kabuller, ilerlemenin ve birikimin dayanaklarını oluşturur. Fakat ne tür bilgi sistemi sözkonusu olursa olsun, gelişim için bu kabullerin değiştirilmesinde felsefenin çok büyük bir katkısının olacağı açıktır. Çünkü felsefe, yukarıda da işaret edildiği gibi, farklı sorular sorabilmek, fakat özellikle farklı cevaplar verebilmektir.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Tuğba Atamtürk
  • N.i.l.a.y.
  • Ömer Efeoğlu
  • Ali Can
  • Gökhan
  • Aytaç Atlas
  • e
  • Nurtaş ulaşoglu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%75 (3)
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0