Sesini özlemedim.Yüzünü de...Ellerinide yanımdaki varlığını hele hiç! Daha yazamıyorum...Uzayan burnum,kalemime çarpıyor.Bırakıyorum.
Söz değil, yaşadılar. Yüreklerindeki sevgiye hayatları ile imza attılar. Şahitleri kendileriydi.
Onlar da birilerinin ciğerparesi idi. Onların da, o günden sonra başına yastığında yer kalmayan anneleri vardı. Evleri, sokakları, aşları, arkadaşları vardı. Onlar, arkalarına bakmadan yürüdüler. Tenlerini de, şahsi hedeflerini de aştılar. Farkları bu aşkınlıklarıydı. Kendileri için değil, başkaları için yaşadılar.
Kimdi bunlar? Adları bilinsin, arkalarından methiyeler okunsun istemediler. Ama yine de meçhul oldukları söylenemezdi. Zira ayaklarını bastıkları toprak, uğruna baş koydukları dava, tuttukları bayrak belliydi. Onlar tarih boyu insanlığın yüz akı olan bir anlayışın; çalışkanlığın, güzel ahlakın, emniyetin, güvenin günümüzdeki temsilcileriydi.