Doğruyu açıklayabilen kitaplardan dünkü Berlin'i öğrenebiliriz. Ama bugünkü Berlin'i, daha doğrusu Berlinlileri nasıl anlatmalı? Alman Demokratik Cumhuriyeti sınırları içinde koca bir şehir... 2'nci Dünya Savaşı'ndan sonra, iki milyona yakın insanın yaşadığı büyükçe bir bölümünü ortasından alıp ayırmışlar. Şimdi herkes buranın Batı Almanya'ya bağlı bir şehir olduğunu sanıyor; hayır, "müttefiklerin denetiminde" bir şehir. Batı Berlin 12 ilçeden oluşuyor; bütünü 20 ilçe... Batı Berlin 480 kilometre kare; bütünü 883... Eski Berlin'in içinde bir "İç Berlin"dir burası. Çevresini insan boyunu aşan duvarlar ve dikenli mikenli tellerle çevirmişler. Günümüzdeki bütün sınıflı toplumların şehirleri gibi çelişkilerle dolu... Eskinin büyük alışveriş, yönetim, konuklama, eğlence merkezleri kenarda köşede kalmış; buna karşılık ikisinde de yeni "sentrum"lar oluşmuş... Acayip işçi mahallesi Kreuzberg bir ayrı, yüzyılın başında yapılmış işçi evlerinden oluşan Neukölln ve villalarıyla ünlü Wansee yanları bir ayrı... Birazcık palazlanan Almanlar, yoksul mahallelerden kalkıp varsıllık bölgelerine taşınıyorlar. Yoksul bırakılan Alman işçileri bunların yerlerini alıyor. Onların da boşalttığı yerlere daha yoksul olan yabancılar geliyor. İçlerinde Türklerin çoğunluğu oluşturduğu yabancı işçilerin "getto"laşması bu olaydan doğuyor. Şimdi Batı Berlin, alanları, sokakları, parkları, kavşaklarıyla, sanki dünyanın her yerinden yüzer, biner deste insan getirilmiş gibi uluslararası görünüşlü gerçekten acayip bir şehir... Düşünün, bir şehirde 200 bine yakın yabancı, her on kişiden biri... Dışardaki sosyalist Berlin'e vizeyle giriliyor. Onun yenilenişi, düzeni başka... O da, bu da, ne kadar sürecek, bugüne kadar böyle gelen yaşam yarın nereye varacak; insanı adımbaşı durduran, düşündüren bir soru...