(...) insan aldanıyor, başkalarına inanıyor ister istemez, ruhunu dalgalandıran tutkunun gerçek olduğunu, boş hayallerinde elle tutulur, canlı bir şeylerin olduğunu sanıyor elinde olmadan! (...)
Soruyordum kendi kendime: Nerede hayallerim? Başımı sallıyor ve şöyle diyordum: Yıllar ne çabuk geçiyor! Sonra gene soruyordum kendime: Bu yıllar boyunca ne yaptın? Yaşamının en güzel yıllarını nelere harcadın? Yaşadın mı sen, yaşamadın mı?
Ama sevinç ve mutluluk ne güzel yapıyor insanı! Kalbini nasıl bir sevgiyle coşturuyor insanın! Sanki kalbini tümüyle bir başkasının kalbine boşaltmak geliyor içinden insanın; her şeyin neşeyle dolup taşmasını, gülmesini istiyorsun. Hem nasıl bir insandan ötekine geçiyor bu sevinç!