Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
30 Mart 1988
Yayınevi:
Bir Yayıncılık
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Türler:

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2022 22:09
"Onlar, oturup kardeşleri için; 'Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi!' dediler. De ki: 'Eğer doğru sözlü iseniz ölümü kendinizden savın!" (Al-i Imran/168) 28 Haziran 1981 yılında bulundukları yere konulan bombanın patlaması sonucu 73 arkadaşı ile birlikte Şehid olan Dr. Muhammed Hüseyin Beheşti'nin zor bulunan çok eski bir kitabı. "Bilmek nedir" sorusunu 8 aşamada detaylı bir şekilde anlatıyor. Bilme'nin ilgi ile alakasını, sağlığınız için çaba sarfetmenin siz ve kendiniz arasındaki bir ilgi olduğu örneği ile çok güzel dile getiriyor ve kişiyi daha çok okumaya teşvik ediyor. Kur'an'ın son zamanlarda herkes tarafından okunmasını, eski düşünceye yani 'Kur'an'ı siz anlayamazsınız, sizin aklınız ermez, o sizin işiniz değil vs düşüncesine artık itibar edilmemesini ve özellikle de bu durumun gençlerin ilgi odağı olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce herkes Kur'an'ı okuyup yorumlamalı mı? sorusuna verdiği cevap ise beni çok tatmin etti. Herkesin okuması gereken bir kitap, tabi ki bir solukta bitirilecek bir kitap değil. Ağır ağır okuyacağınız, düşüneceğiniz ve sorgulayacağınız bir kitap. Ben Kur'an'ı anlama metodu ile ilgili o güzel cevabı yine de buraya yazayım, bence dikkat edilmesi gereken bir cevap: "Ben şahsen herkesin ayetler hakkındaki görüşlerini yazmasından yanayım. Fakat bir şartla. Dobra dobra "Ben şu ayetten şunu anlıyorum." demeleri; fakat "Bu ayet, kesinlikle benim anladığım şekildedir." dememeleri şartıyla. Niçin? Çünkü eğer biri çıkıp da " Bu ayet kesinlikle benim anladığım şekildedir" derse; ruhsal yapısı kendisinden daha zengin ve daha diri bir düşünce örgüsüne sahip olanların önüne bir engel olarak dikilmiş olacaktır ki buna hiç kimsenin hakkı yoktur." Kendisi bu düşünceyi savunmuş ve yakın bir arkadaşı, 300 sayfalık tevsirvari bir eser
1000Kitap
BilmekMuhammed Hüseyin Beheşti · Bir Yayıncılık · 19887 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Muhammed Hüseyin BeheştiYazar · 8 kitap
Ayetullah Dr. Muhammed Hüseyin Beheşti, bir ömür İslam için çekmiş olduğu zahmetlerden, Allah'ın dininin topluma hâkimiyeti için uğraşıdan ve insanları gerçek saadet olan Allah'a ulaştırma çabasından sonra, din ve insanlık düşmanları tarafından konulan bomba sonucu şehit edildi. İslam Cumhuriyeti Partisindeki konuşmasında son olarak bu ayeti okur ve sonrasında şehadete ulaşır. Evet, imtihanlardan geçirilmeden, zorluklara açık gönülle “hoş geldin” demeden cennete girilmez. Ne mutlu Beheşti gibi imtihanların üstesinden gelen ve sonunda da şehadet şerbetini içenlere... Doğumu ve Ailesi Babası İsfahan şehrinin önde gelen âlimlerinden birisiydi, din üzerinde derin araştırmalar yapmış, sonrasında İslami tebliğ çalışmalarında bulunmaktaydı. Lumban mahallesinde cami imamlığı yapıyordu. Annesi büyük taklit mercilerden olan Muhammed Sadık Hatunabadi'nin kızı, helal harama çok dikkat eden, ibadetlerini aksatmayan mümine bir hanımdı. Böylesine maneviyat dolu bir aileye, yüce Allah 1928 yılının sonbaharında 24 Ekim günü, sonraları baqıyatus salihat olacak bir erkek evlat verdi. Adını Peygamber Efendimize (saa) olan saygılarından 'Muhammed' ve Kerbela şehidi İmam Hüseyin'e (as) olan sevgilerinden dolayı Hüseyin koydular. Eğitimi Ve İlmi Çalışmaları İlk ve orta öğrenimini İsfahan'da tamamlar, öğretmenleri üstün zekâsına hayran kalarak liseyi sonrasında üniversiteyi bitirerek iyi bir kariyer yapması için ısrar ediyorlardı. Oysa o Kum'a gidip İslami ilimler havzasında okumayı ve ehlibeyt ilmini öğrenmeyi çoktan kafasına koymuştu ve ortaokulu bitirdikten hemen sonra 15 yaşında İslami eğitim almaya başladı. Hüccetiye Medresesi'nde küçük bir odada Şehit Mutahhari, İmam Musa Sadr ve Ayetullah Hamanei gibi arkadaşlarıyla, ilim ve tezkiye için büyük gayret gösterdi. 1948 yılında hariç derslerine başladı. Doktora derslerinin yanı sıra felsefeye olan büyük ilgisi ve o zamanın toplumsal ihtiyacı gereği, sonraları Ehl-i Beyt mektebinin önde gelen âlimlerinden olacak olan ders arkadaşlarıyla Allame Tabatabai'den felsefe dersleri almaya başladı. Bu dersler Üstad Mutahhari tarafından “Felsefenin Temelleri ve Realizm Metodu” adı altında kitap haline getirildi. Kum'daki derslerini ilerlettikten sonra Tahran Üniversitesi'ne kayıt yaptırarak yüksek öğrenimini burada tamamladı. Sonrasında 1951 yılında Kum'a döndü ve bir lisede İngilizce öğretmenliği yapmaya başladı. 1953 yılında yine kendisi gibi ulemadan olan bir ailenin kızıyla evlendi ve bu evlilikleri sonucu iki erkek iki de kız çocuğu oldu. Dört yıl sonra ilahiyat fakültesinde felsefe doktorluğu derecesini aldı. 27 Haziran 1981 yılında İslam Cumhuriyeti Partisi'nde büyük bir patlama gerçekleştirildi ve bu hain saldırı sonucu parti ve meclis başkanı olan Muhammed Hüseyin Beheşti,72 arkadaşıyla birlikte şehadet şerbetini içti. Mübarek kabri Tahran'da Beheşt-i Zehra Kabristanı'nda bulunmaktadır.