2000’li yılların ofis yaşamı, mesai telaşı, telefonlar, e-mailler ve “zipli dosyalar” gibi sıradan ofis imgeleri şiirsel malzemeye dönüştürülmüş. 160. Kilometre Yayınevi tarafından yayımlanan kitap, 80 sayfa civarında ve Aslı Serin’in ilk eserlerinden biri.
Kitabın en güçlü yanı bence “somutla soyut arasındaki dengeyi kurma” çabasında. Şair, bayat olabilecek ofis rutinlerini şiirsel bir dille yorumluyor; bu anlamda hem özgün bir perspektif getiriyor hem de okuyucuya “günlük hayat da şiir olabilir” hissi veriyor. Özellikle iş yaşamı ve sıradan nesneler üzerinden kurulan metaforlar okurken düşündürücü — basit şeylerin altında bile çok şey varmış gibi hissettiriyor.
Diğer yandan, bu yoğun tematik yaklaşım bazen sarsıcı ya da ağır gelmeyebilir; şiirler çok “iş hayatı” eksenli olduğu için duygusal genişlik bekleyen okurlar için sınırlı kalabilir. Ayrıca, bazı dizeler çok net olmasa da muğlâk metaforlarla ilerliyor; bu, kimi zaman okurun şiir ile kurduğu duygusal bağı zorlayabilir. Her şiirde his dünyası derinleşmiyor; bazılarında temanın “ofis hayatı” sınırında kaldığını hissettiğim de oldu.
Sonuç olarak, Bu Benim.Zip benim için tam bir “iyi ama mükemmel değil” kitabı oldu. Günlük yaşamın basitliğiyle şiirin iç içe geçmesini seviyorum; ama beklentim daha fazla duygusal katman ya da geniş tema çeşitliliği barındıran şiirler yönündeydi. Şiir dünyasına yeni girenler ve gündelik hayatı düşünsel bir mercekle görmek isteyenler için okunabilir bir kitap; ama daha derin ya da deneysel bir şiir kitabı arayanlara belki biraz hafif gelebilir.