“Cansız” Kitabında Canlı Bir Anlatım
“Cansız” Yazar Sinan Ayhan'ın yeni bir anlatımla yola çıktığı, bulduğu yöntemi denediği, şaşırtıcı yeni bir romanı. Yazar, giriş yazısında bu anlatımını “bir anti-roman tarzı” olarak mütalaa etmektedir. En azından bazı yazarların has görevi olarak görülen, farklı anlatım tarzlarını bulmaları, denemeleri ve geliştirmelerine yönelik önemli vurguları taşımaktadır. Bunu da yazarın “bileği metni” * kuramının bir alt versiyonu olarak da görmemiz mümkün. Gerek giriş yazısında gerekse de son bölüm yazısında “Cansız” ifadesinin mahiyeti, yazarın ‘cansız’a bakışının kritiği etrafında kümelenmiş gözüküyor. Yazar farklı söyleyiş, farklı tarz ve buluşlara yönelik hemdert bir ortaklığı taşımaktadır desek yeridir.
‘Cansız’ romanının ana omurgası farklı bir tarzda inşa edilmiş, ‘otobüs’ kurgusunu ve bununla ilintili olarak bilgi toplama evresini içermektedir. İlginç bu otobüs metaforu ve serüveni, kitap okununca ancak daha ziyadesiyle anlaşılacaktır. Romanın ayrıntılarına değinecek olursak; yazıların ilk bölümü, “Yırtık”, “doğum”, “sınır”, “yayılma”, “sancı”, “okuma, yazma”, “dağılım/ oranlama” şeklinde yedi bölümde tasniflenmiş gözüküyor. Yazıların içeriğinde, anlatımların devamında verilen kelimelerin gerek gerçek anlamları üzerinden gerekse de yazarın muazenesi perspektifinden kelimelere içten bir bakışla yaklaşılmaktadır. Yer yer de yazar bazı kelimelere anlamlarının dışında apayrı anlamlar da yüklemektedir. Bunların birkaçını da olsa burada örneklendirelim. “Irmak” kelimesinin ismini şu şekilde tanımlar yazar. “Irmak: Üzerine köprü kurulabilen beş duyuda akıcı madde”. Başka bir kelime, “Hoşgörü: Kötünün içine işlemiş ak damla”, “Kravat: Resmi tavır... Memur bayrağı”, “Bıçak: Kesmek için eğitilmiş demir”, “Önsöz: Kasıntı repliği; bir yazının