Huzurlu günleriniz olsun... Bugün sizlere, yazar @kosar.yaren yazmış olduğu, @ritimsanat.yayinlari bünyesinde çıkan "Ceset Çiçeği" yorumu ile geldim...
Burçin'in sıcak tebessümü ve samimiyeti, ailesine karşı ilgiyi kendisine çekmesinde başarılı olmasa da görünürde mutluyum diyebileceği bir hayatı vardı... Burçin'in ailesi için rutin ve yoğun geçmekte idi... Ta ki Burçin kaybolana dek...
Ailesi, abileri büyük bir şaşkınlık ve çaresizlikle kardeşlerini ararken Başkomiser Sarper, Burçin'in bulunması için görevlendirilirm.. Son gittiği kafedeki müşteri, çalışanlar, Burçin'in arkadaşı ve daha birçok yardımsever insan da bu aramaya dahil olur ve grupça çok sırlı olaylara ve korkunç ihtimallerin arasına düşerler...
Yeni bir kadın cinayeti miydi? Yoksa istismar? Bu haberlerin bir kurbanı olmasın diye Burçin için ellerinden geleni yapan gizem ekibi beklenmedik isimler ve acı dolu bir ilerleyişin yolcuları olurlar... Acaba Burçin'i sağ salim bulabilecekler miydi?.. Peki ya Burçin'in başına neler geldi, kayboldu mu yoksa kaçırıldı mı? Bu soruların cevabını ilerleyen sayfalarda bulacaksınız...
Polisiye ve gizem temasının watty tadıyla birleşimi olan bu kitap, polisiye eserlere karşı daha sevecen yaklaşmama sebep oldu... Yazarın akıcı anlatımı ve konuya sadık kalması sebebiyle kopmadan konunun içerisinde kalmayı ve kitabı en kısa sürede bitirmeyi başardım... Çok keyif aldım ama çok da üzüldüğüm noktalar oldu, özellikle toplumumuzda maalesef ki yer alan kadın cinayetleri ve istismarlarına değinilmesi, kalbimi daha fazla yaraladı diyebilirim...
Sadece başkomiser karakterinin mesleği gereği olmaması gereken yakınlığı göstermesi, olduğu konuma göre fazla ütopik bir davranış olsa da bu hikayeyi bozan bir unsur olmadı, şöyle diyeyim, okuduğum en küçük puntolu kitap olup