“ bir hayalden geldim ben,
bir hayal verdim sana, mavi-yeşil bir hatıra;
işte dünya ,
r u h u m ‘ ovada sert es,
yamaçta sus, ırmakları ağla.
işte dünya kapısı, işte dünya kederi.
İster dağının gölgesinde dur,
ister incirin neşesine vur,
ağrı kendini ve
tamamla..
birhan keskin ‘
ekonomik nedenlerle mutsuz kadınlar ve erkeklerle iligli bir saptamaya varmaya çalışıyor.. Kıtabımızın kahramanları,onları tanımak için gelın Afganistan 'a uzanalım
"Afganistan'ın iki Yahudisinin yaşadığı Kabil'de bir ana cadde. Kovboy çizmeleri tutkunu bir kunduracı olan Simon ile Simon'un yaptığı şakaları bazen çekilmez bulan, sinagogun anahtarlarını elinde bulunduran, tango hayranı arzuhalci arkadaşı Alfred.
Bir gün, türbanın gerisinde eşsiz bir güzelliği saklayan Naema, Alfred'den, bombalar altında sevdiği ve bir çocuk beklediği Amerikalı bir gazeteciye kendi adına bir mektup yazmasını ister. Bundan sonra, Kabil'le New York arasında her şey tarihin örselediği bîr trajedi içinde sallanıp durur.
Doğum ya da recm? "Chicken Street" ya da Manhattan? Sahte mektuplar ya da gerçek vaatler? Kader ikirciklere düşer, tereddüt eder, güler, sızlanır...
Chicken Street'te olağanüstülük insanoğlunun çılgınlığıyla yarış halinde... Her şey Woody Allen'ın,
"Eğer gerçekten varsa, umarım iyi bîr mazereti vardır," dediği bu matrak Tanrı'nın gözü önünde olup bitiyor. Alfred ile Naema, bir Yahudi ile bir Müslüman aynı kaderi paylaşıyor
Son yıllarda dünyada artan eşitsizliklerin, yaşanan sefaletlerin gelişimiş bir ülke insanının da hayatını nasıl
alt üst ettiğini okuduk Chicken Street
“Eğer gerçekten varsa umarım geçerli bir mazereti vardır.”
Farklı inanışlardan iki insanın yaşamını yok eden kör inanışı yalın bir şekilde anlatan kitap
Senarist ve piyes yazarı. Fransa'da oldukça popüler bir şarkıcı olan kocası Patrick Bruel için şarkı sözleri yazdı. Otobiyografik bir roman olan ilk kitabı "Ma Place sur la Photo" (Fotoğraftaki Yerim) 2004'te yayımlandı. Chicken Street yazarın ikinci kitabıdır.