cinsel şiddet, içinde bulunduğumuz kültürün maalesef bir parçası.
"erkeklerin tanımladığı şekliyle cinsel şiddet, erkeklerin kadınlarla günlük yaşantımızın karşılaştığı tümüyle normal ilişkileri içinde tasarımlanabilir. cinsel şiddetin uygulanabilmesi için ne özel koşullara ne anormal erkeklere ne de hafif kadınlara ihtiyaç vardır."
"kadın için zor olan ise ne kadar dost görünse de, her erkeğin şiddete başvurabileceği durumu idi."
faillerinin yalnızca sapık, psikolojik sorunları olan, anormal, kötü ve aşağılık insanların olabileceğinin düşünüldüğü bir şiddet türü. yapılan araştırmalar ise bunun tam tersini söylüyor: görünürde normal ve iyi huylu olarak bilinen, birilerinin eşi, birilerinin çok sevdiği arkadaşı, birilerinin aile üyesi olan insanlar da bu şiddeti gösterebiliyor. yani, potansiyel bir tecavüzcünün ortaya çıkabilmesi için tek sebep tecavüzcünün varlığıdır. fail veya mağdurun herhangi bir özelliği cinsel şiddetin gerçekleşmesinde çok az rol oynar, hatta hemen hemen hiçbir zaman rol oynamaz.
tecavüz kültürünün bir parçası olan tecavüz mitleri, çok yaygın olduğu için düşüncelerin şekillenmesinde de fazlasıyla rol oynuyor. kadınların cinsel şiddeti tahrik ettiği, gizli gizli tecavüze uğramak istediği, rızaları dışında cinsel şiddet yaşamasının mümkün olmadığı; erkeklerin cinsel şiddet uygulamasının içgüdüsel bir olgu olduğu gibi bu mitler, toplumun çoğu tarafından kabul edilir durumda. tecavüz mağdurları, bu mitler yüzünden kuşkulanacakları, yargılanacakları ve suçlanacakları korkusuyla en yakınlarına dahi yaşadıkları şiddeti anlatamaz duruma gelirler: "tecavüz mitleri aynı zamanda cinsel saldırı kurbanının iki kez cezalandırılmasına hizmet ediyor: birinci olarak tecavüze uğramak, ikinci olarak ise suç ortağı, hatta gerçek suçlu olarak gösterilmek."
"kimse