Her sabah mutlulukla uyanıyorum ve diyorum ki
''Bugün bu Salvador Dali ne gibi harika işler becerecek?"
-BEDENİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ, ONU KİMSEYLE PAYLAŞAMAM.
Soytarı olan ben değilim, deliliğini gizlemek için ciddiyet oyunu oynayan şu aklın mantığın alamayacağı ölçüde sinsi, bönlüğünden bile habersiz toplum
Uyuşturucu kullanmıyorum, ben kendim uyuşturucuyum.
“Bazen öyle günler oluyor ki, aşırı tatminden öleceğimi sanıyorum."
İYİ BİR RESSAM OLMAK İÇİN; ÖNCE İSPANYOL OLMANIZ GEREKİR, ADINIZIN DA SALVADOR DALİ.
Delilikle Dahilik arasında gidip gelen bir hayat. 20. yy. ın en ikonik karakterlerinden biri. ''Sürrealizm benim'' diyen bu çılgın Katalan sadece bir ressam değil, mimariden, sinemaya pek çok sanat dalıyla meşgul, mücevher, giyim, araba, logo her alanda farklı tasarımları olan bir şahsiyet.
Travmalarla geçen bir çocukluk sonrası tam bir kötü çocuk olur -Madrid sanat akademisinden, kendisini değerlendiren juriyi ''onlar beni eleştirecek donanıma sahip değil'' diye reddettiğinden atılır , bir süre hapiste kalır.
-PİCASSO'dan çok etkilenir.Paris'e giderek eserlerini ona gösterir Picasso'nun da desteğiyle entellektüellerle dostluk kurar.
-ispanyol şair LORCA ile uzun yıllar çok yakın süren bir ilişkisi olur. Lorca'nın homoseksüel olması dolayısıyla bu ilişkinin cinsel boyutunun olduğu söylenir.
- Sırt ve popo fetişi olan Dali o sıralar bir şairle evli olan , kendisinden on yaş büyük GALA ya sırılsıklam aşık olur. Onunla birlikte Katalanya ya kaçarlar ve evlenirler. Ölünceye kadar da beraber yaşarlar. Yüyyılın gördüğü en büyük aşklardan birini yaşarlar.Öyle ki Dali'nin tablolarının çoğunda Gala vardır.
-Dali ve Gala nın hiç beraber olmadığı söylenir. Gala'nın farklı erkeklerle birlikte olmasını doğal karşılar.
-Bir katalan olmasına rağmen Faşist diktatör