Çok severek okuduğum bir kitapla geldim bugün. Aslında başları çok acı başlıyor. Dark, dram, smut ne ararsanız var. Ama çok güzel işlemiş her noktayı.
İvory, ahhh yaşadıkları hiç kolay şeyler değil. Çok sevdiği babasını kaybettikten sonra hayatı tepetaklak olur. Babası bir piyano barın sahibi saygın biri ama kızının geleceği için dört yıllık programı karşılayacak bir teklif alınca, onun yerini garantilemek için her şeyini satar. Sırf kızı müzik okuluna gidebilsin diye. Kızına inanıyodur çünkü. Ama bir gün, sattığı barda piyano çalmaya devam ederken silahlı bir kavgada vurulup ölür. 13 yaşında babasız kalan İvory; annesinin ve abisinin sürekli onu suçlamasıyla karşı karşıya kalır. Annesi uyuşturucuyla, abisi de sarhoş olup kendini kaybederken kimse İvory'nin 13 yaşında abisinin yakın arkadaşının ona t*cavüz ettiğine inanmaz. Ve maalesef bu sadece bir kerelikte kalmaz, abisinin pislik arkadaşı hep peşindedir . (Belasını da çok güzel buluyor merak etmeyin.)
Çok güzel bir kız olan İvory bakıyor ki herkes güzelliğine düşüyor. Bunu da malesef okulunda okuyabilmek, evin faturalarını ödeyebilmek için 17 yaşına kadar bedenini para karşılığında satarak kullanıyor. Ta kiii okuluna son senesinde yeni öğretmeni Emeric Marceaux gelene kadar.
Emeric, çok zengin bir aileden gelen, çok başarılı bir piyano virtüözü. İvory'nin tek hayali olan ülkenin en iyi konservatuarı Leopold'dan mezun ve annesi Leopold'un rektör yardımcısı. Son ayrıldığı okuldan çok düzgün ayrılmamış olan Emeric, aslında bu liseye de müdüre tarafından bilerek alınmıştır. Çünkü müdürenin ş*erefiz oğlu da İvory'le aynı sınıftadır ve Emeric'i kullanarak oğlunu Leopold'a sokmaktır amacı.
Amaaaa siz Emeric'i hiçççç tanımamışsınız. İlk dersten, ilk günden fark eder İvory'i ama hayatının her yönüyle. Bakın