Adı:
Dejavu
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755704555
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
"Dejavu, bir yaşantıyı yeniden yaşıyor olma hissidir. Bunun anlamı şudur; hayata yeniden geldiniz, yani öldünüz, sonra yeniden doğdunuz ve daha önce yaşamış olduğunuz hayatı tekrarlıyorsunuz. Kim bilir kaçıncı kez on beş yaşındasınız ve köy evinin penceresinden dışarı kim bilir kaçıncı kez atlıyorsunuz. Peki neden? Nedeni konusunda hiçbir açıklama yok. Ölen canlılar yok olur, çürüyüp giderler; böyle biliyoruz."

Şizofreni, insan zihninde alternatif bir gerçeklik yaratması ve onun içinde yaşaması hali. Yaşayan kişi ve ailesi için son derece tahripkâr olsa da dehaya açılan kapılar zaman zaman bu beladan geçiyor. Sibel Torunoğlu çok uzun zamandır şizofreniden mustarip bir yazar. Daha önceki kitaplarında olduğu gibi, Dejavu'da da bu illetin izleri tüm çıplaklığıyla görülüyor.

Kahramanın dönüşümlü halde, küçük bir kız ya da yetişkin bir kadın olarak sahne aldığı Dejavu, okuru da kendi girdabına sokan, güçlü bir anlatıma sahip. Kitapta yer alan metin parçalarını, bir yapboz oyunu gibi, kendi isteğinize göre yer değiştirip okumanız da mümkün, yazarın size sunduğu labirentin içinde kaybolmanız da...

Hepsinden önemlisi, Dejavu bir kez okunup geçilecek bir kitap değil. Çünkü "giriş-gelişme-sonuç" dizgesine oturtulmuş bir olay örgüsü sunmaktan öte bir şey yapıyor. Dejavu'nun amansız döngüsünde, bütün samimiyetiyle hem kendini hem okuru anlamaya çalışıyor: "Neyin var aşkım?"
Yazar gözlemci bakış açısını kullanıp olaylara bir kameraman gibi yaklaşsa da yer yer kahramanın iç sesi olarak konuşur. ( sayfa 45)
Örnek : Adam – ( iç ses ) Bir lokma da kendi ağzıma atacağım.
(dış ses) Ama ekmeği martılar için istedim.
Yazar her şeyi bilen gören sezen her yer e bulunan ilahi bir niteliktedir. Anlatıcı olarak bazen iç monolog bazen bilinç akımı yöntemlerini kullanmıştır.
Bakış Açısı
Romanın bakış açısı gözlemci bakış açısıdır. Başkarakter Melis ve diğer kişilerin ve olayları nesneleri gözlemci bakış açısı ile anlatır. Anlatmada objektifliği sağlamaya çalışır. Fakat Sibel Torunoğlu’nun özel durumundan kaynaklı olsa gerek ki yazar; tanrısal bakış açısını da kullanmıştır. Rüyaları hisleri duyguları kişilerin iç dünyalarından geçeni yazmıştır. Bunu yapmasında kitabın dejavu yaşayan karakterleri anlatması da etkilidir.
OLAY ÖRGÜSÜ
Dejavu romanında yazar adeta oto biyografisini yazmıştır. Sibel Torunoğlu kitabında dejavu ve şizofreni temaları üzerinde durmuştur. Yazar yer yer çocukluğuna yer yer yetişkin bir kadın zamanlarına gitmiş gelmiştir. Metin bir yapboz gibi kitabın bölümlerini yer değiştirip okumak mümkün ya da bir labirentteymişçesine kaybolmakta mümkündür. Yazar, kendi gördüğü ve istediği gibi yazarken, okuyucuyu pek düşünmemiş, bağımsızlığı ruhunda yakaladığı için söylemek istediklerini olduğu gibi kendinden aktarmış. Buda özgünlüğün kişiselliğe dönüşmesini sağlamış.
Roman bölümlerden oluşarak yazılmıştır. Bölümler birbiri ile bağlantılı değildir. Öykü edilerek anlatım yolu seçilmiştir. Birbirinden bağımsız olaylar ve kişiler anlatılmıştır. Ağırlıklı olarak Melis, Şahika ve Gönül karakterleri üzerinde durulmuştur. Karakterlerin özellikleri Sibel Torunoğlu’nun hayatından izler taşır. Karakterlerin kadın olması ve aynı zamanda hepsinin şizofren olması da dikkat edilen bir durumdur. Ruhsal sorunları olan, aileleri, çevreleri ile ilişkileri kötü olan tipler seçilmiştir. Bu tipler halüsinasyon görürler böceklerle konuşurlar kendi kendileriyle konuşan insanlardır.
Roman; Melis karakteri yine Melis adlı bölüm başlığı ile anlatılır. İlk olarak okul yemekhanesinde görülür. Hastadır. Arkadaşları ile ilişkileri kötüdür. Berk adlı sınıf arkadaşına aşıktır. Onunla ilgili hayaller görür. (Sokaktan geçen bozacıyı berk sanır. Komşunun horozunu ona yardımcı ruh sanır. Kutu içinde Berk ‘ in kalbinin geldiğini sanır.)
Melis düzenli olarak akıl hastanesine kontrole giden akli dengesi zaman zaman yerinde olmayan bir karakterdi. Şizofrendir. En yakın arkadaşlarından Aybala’yı öldürür. Bunu yaparken bilinci yerinde değildir. Akli dengesi yerinde bulunmadığı için akıl hasta hanesine yatırılır.
Bir diğer bölümde Melis’ in çocukluğunda buluruz kendimizi. Melis Karadeniz köyüne ailesi ile tatile gider. Orada da yaşadığı şizofreni olayları halüsinasyonlar devam eder. Köyden bir çocuğa aşıktır. Hep bu durumla ilgili hayaller görür.
Bir diğer bölümde ise Melis Kıbrıs’ ta okumaktadır. Sosyal çevresi ile ilişkileri biraz daha iyi olmuştur. Kimse akıl hasta hanesinde yattığını ve arkadaşını öldürdüğünü bilmez.
Son bölümde ise Melis yaşlanmıştır, evlenmiştir çocukları vardır. Melis ölür ve kitap son bulur.
Melis sürekli dejavu yaşamaktadır. Bu durum kitapta sık sık görülür.
Bir diğer karakter ise romanda Şahika anlatılmıştır. Bu bölüm Nitrogoliserin Taşıyıcısı adı ile yazılmıştır.
Şahika da şizofrendir. O da Melis gibi sosyal hayatta sorunlu biridir. Tek başına bir evde yaşar düzenli olarak akıl hasta hanesine kontrole gider. İlaçlar kullanır. Evi gözetim altındadır.
Saliha ise kitabın son en önemli bölümlerinden sonuncusudur. Ana karakteri ise Gönül’ dür. Saliha kapıcıdır. Ekonomik olarak zor durumdadır. Temizliğe gittiği evlerden birinde ki Meliha Hanım Gönül ü evlatlık almak ister. Gönül o eve evlatlık olarak gider. Sosyal statüsü değiştiği gibi kişiliğinde de değişiklik görülür. Zamanla Gönül’ de şizofreni belirtileri baş gösterir.
Bu bölümler dışında
Burcu, Ölümün Tadı, Aşk Eski Bir Yalan, Bir Kez Daha, Tebessüm, Hoşgörü, Gülistan, Yurt, Böceklerin Sevgilisi, Nitrogliserin Taşıyıcıları, Saliha, TV Komedi Dizisi Projesi, Mavi Ölüm, Ölüm adlı bölümleri vardır. Yazarın dejavularının olduğu kısa öykülerdir. Bu öykülerde kişiler daha çok iç seslerdir.
ZAMAN
Romanın geçtiği yıllar roman içinde geçmemektedir. Yazar sadece olaylardan bahsederken iki yıl önce, yıllar önce gibi tanımlar kullanmıştır.
Olayın ne kadar sürdüğü de bir zaman ifadesi sayılır. Örneğin Melis yaz tatili için Karadeniz tatili yapmıştır. Tatil üç ay olduğuna göre zaman saptaması yapılabilir.
Yazar şimdiki zamanı anlatırken de zaman zaman geçmişe gider. Geçmişi ve çocukluk anlarını dejavu olarak tekrardan yaşar. Şizofreni etkisi ile bilinçaltında yaşadıklarını yazmıştır. Bu nedenle de zaman kavramı kitapta biraz karışıktır.
Okuyucu olaylar içinde bütünlük kurarak olayları algılamaktadır.
MEKÂN
Romanda mekân çok çeşitli yerlerde geçmektedir. Dejavu romanı birçok mekânda geçer. Yazarın gel-gitleri buna sebeptir. Yazarın; rüyaları, halüsinasyonları sebebiyle mekânda da çeşitlilik görülür. Roman ilk Melis karakterinin yaşadı evde ve daha çokta Melis’in odasında geçer. Melis’in okuduğu okulun yatakhanesi bir diğer mekândır. Melis Kıbrıs’a okumaya gittiğinde mekânımız Kıbrıs’a taşınmıştır. Melis’in akıl hastanesinde yatması üzerine mekân akıl hastanesi de olmuştur. Romanda mekân unsuru Melis etrafında gelişir. Romanın diğer bölümünün kahramanı Şahika’nın evi de mekânlar arasındadır.
Roman Melis’in evinde başlar gemi yolculuğu ile biter. Gizem Çelebi'ye Teşekkürlerimi sunuyorum..
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dejavu
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755704555
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
"Dejavu, bir yaşantıyı yeniden yaşıyor olma hissidir. Bunun anlamı şudur; hayata yeniden geldiniz, yani öldünüz, sonra yeniden doğdunuz ve daha önce yaşamış olduğunuz hayatı tekrarlıyorsunuz. Kim bilir kaçıncı kez on beş yaşındasınız ve köy evinin penceresinden dışarı kim bilir kaçıncı kez atlıyorsunuz. Peki neden? Nedeni konusunda hiçbir açıklama yok. Ölen canlılar yok olur, çürüyüp giderler; böyle biliyoruz."

Şizofreni, insan zihninde alternatif bir gerçeklik yaratması ve onun içinde yaşaması hali. Yaşayan kişi ve ailesi için son derece tahripkâr olsa da dehaya açılan kapılar zaman zaman bu beladan geçiyor. Sibel Torunoğlu çok uzun zamandır şizofreniden mustarip bir yazar. Daha önceki kitaplarında olduğu gibi, Dejavu'da da bu illetin izleri tüm çıplaklığıyla görülüyor.

Kahramanın dönüşümlü halde, küçük bir kız ya da yetişkin bir kadın olarak sahne aldığı Dejavu, okuru da kendi girdabına sokan, güçlü bir anlatıma sahip. Kitapta yer alan metin parçalarını, bir yapboz oyunu gibi, kendi isteğinize göre yer değiştirip okumanız da mümkün, yazarın size sunduğu labirentin içinde kaybolmanız da...

Hepsinden önemlisi, Dejavu bir kez okunup geçilecek bir kitap değil. Çünkü "giriş-gelişme-sonuç" dizgesine oturtulmuş bir olay örgüsü sunmaktan öte bir şey yapıyor. Dejavu'nun amansız döngüsünde, bütün samimiyetiyle hem kendini hem okuru anlamaya çalışıyor: "Neyin var aşkım?"

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • yasin vardar
  • X'
  • Abdullah Ferman Uslu
  • Kajin
  • Mustafa Doğan
  • Murat Özer
  • İbrahim Çulhacı
  • gönül solak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%100 (1)
3
%0
2
%0
1
%0