Deli Petro

Güray Kant
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
159
Basım Tarihi:
Temmuz 2025
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
ISBN:
9786253884628
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·159 syf.··
2025 26. kitabı
DELİ PETRO / GÜRAY KANT Sevgili Dilek Özdemir moderatörlüğünde kalabalık bir gurup olarak Güray Kant 'ın kaleminden ilk kitabı Deli Petro'yu okuduk. <Yalnızlık, bazen bir kişiyi değil, bir evi, bir zamanı ve tüm geçmişi çürütür. “Deli Petro”, suçlulukla delilik arasındaki o ince çizgide, bir adamın kendi cehenneminde yürüyüşünü anlatıyor. Gözlerimizin önünde çözülen bir zihin, bastırılmış travmalar ve kapanmamış bir kapı… Gerçek, çoğu zaman hatırlanmak için değil, unutulmak içindir.> (Tanıtım Bülteninden) Arka kapağı okuyunca aklıma ilk olarak Mel Gibson ve Sean Penn'in oynadığı Deli ve Dâhi filmi geldi. Ama kitaptaki konu deliliğin karşısında olan dahilik değil, deliliğe sebep olan suçluluk duygusuydu. Kendi cehenneminde yürümek ise düşündürüyor; cehennemimiz bize sunuluyor mu yoksa kendi duygu ve düşüncelerimizle biz mi yaratıyoruz. Kapanmamış bir kapı ise farklı şeyler çağrıştırıyor. Sembolik olarak kapının birçok anlamı olmakla birlikte kitabın konusuna en uygun olan felsefi sembolü; kapı, bir yerden başka bir yere geçiş, aydınlık ile karanlık arasındaki geçittir. Gerçek ise tek tanımı varmış gibi gözükse de kişi, durum, zamana göre değişkenlik gösteren bir kavram. Kitap rahat okunsa da böyle üzerinde düşüneceğiniz çok cümle var. Okurken bazı bölümler, özellikle iç çatışmalar, vicdan muhasebeleri bana Zweig kitaplarındaki psikolojiyi hatırlattı. yazı dili ise Annie Ernaux'un dümdüz akan yalın anlatımı tarzındaydı. Dolayısıyla seri bir şekilde kolayca okudum ama dediğim gibi bazı ifadelerin üzerinde düşünerek, sorgulayarak. Yazar, bir kaybın getirdiği yalnızlığı, bir suçun çektirdiği vicdan hesabı ile azabını, kişinin kendi düşünce ve davranışlarının sonuçlarından duyduğu korkuyu okura yalın olduğu kadar çarpıcı bir şekilde aktarmış. Sonuç olarak bazı yerler
Deli PetroGüray Kant · Gece Kitaplığı · 20256 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2025 53. kitabı
#Okudumbitti #DeliPetro #GürayKant #GeceKitaplığı #165Sayfa Notum: 10/10 Sevgili Kitap Dostları, Dilek Özdemir hanımın moderatörlüğünde, Güray Kant’ın Deli Petro kitabını kalabalık bir grupla okuduk ve bitirdik. Bu eser, yalnızlığın sessiz çığlığı ve kaybın derin izleriyle örülü, insan ruhuna dokunan güçlü bir roman. Petro, eşi Katerina’yı kaybettikten sonra ıssız bir evde yaşamaya çalışıyor. Bu kaybın ağırlığı, hem bedeninde hem ruhunda derin yaralar açıyor; zamanla sağlık sorunlarına dönüşüyor. Kitabın içinde beni en çok etkileyen soru, Katerina’nın ölümü ve kasetlerde gizlenen sır oldu. “Kasetlerde ne var?” sorusu sayfalar ilerledikçe içimde büyüdü, merak ve gerilim hep canlı kaldı. Deli Petro’nun ana çatışması, kendi iç dünyasında verdiği derin ve sancılı mücadeledir. Yalnızlık, kayıp ve kabullenememenin yarattığı karmaşa, Petro’nun ruhunda fırtınalar koparır. Bu mücadele, okuyucuya insanın içsel savaşlarının ne kadar zor ve karmaşık olduğunu düşündürürken, benim aklıma rahmetli dayımı getirdi; çünkü bazen en büyük savaşlar görünmeyenlerde yaşanır. Roman, sürükleyici anlatımıyla bu içsel çalkantıyı ustaca yansıtıyor. Karakterlerin iç dünyası o kadar canlı ve gerçekçi ki, her birinin yaşadığı duygular, okuyucunun kalbine dokunuyor. Yalnızlık, umut, kayıp ve yeniden doğuş gibi temalar arasında güçlü bir denge kurulmuş. Kitabın dili akıcı ve şiirsel. Her sayfada yeni bir duygu keşfediyorsunuz. Özellikle şu alıntı beni derinden etkiledi: > “Her kayıp, yeni bir başlangıcın tohumudur.” Yazarın kalemi o kadar güçlü ki, Petro’nun sessizliğine ve yalnızlığına dokunuyorsunuz. Bir yerde şöyle diyor: > “Sessizlik, en derin çığlıktır.” Başka bir satır ise şöyleydi: > “Yalnızlık, bazen insanın en sadık dostudur.” Her sayfa, her bölüm beni içine çekti;
Edebiyat & Roman
Deli PetroGüray Kant · Gece Kitaplığı · 20256 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:00
Selam arkadaşlar bugün @guray.kant kaleminden psikolojik roman #delipetro ile geldim. Petro, eşi Katerina öldükten sonra onu kaybetmiş gibi yaşamıyor. Sürekli onu görüyor, onunla konuşuyor, birlikte kahve içiyorlar… Ama bunun gerçek mi yoksa zihninin bir oyunu mu olduğu hiç net değil. Zaten kitap boyunca en çok bunu sorguluyorsun. Bir de Katerina’nın onu aldattığını düşünüyor ama aslında böyle bir şey yok. Yani Petro’nun zihni giderek daha da karışıyor. Bunun kökeni de 22 yıl önce Moldova’da katıldığı o ritüele dayanıyor. Katerina ile orada tanışmaları ve “seni bekliyorduk” demesi, aralarındaki bağın ne kadar karanlık olduğunu hissettiriyor. Oğlu Deniz babasının bu halinden rahatsız ama asıl kırılma, yağmurlu bir günde eve gelen Yasin’le oluyor. Petro’nun Yasin’i tanıdığını iddia etmesiyle olaylar geriliyor. Sonrasında bulunan mektup her şeyi değiştiriyor: Katerina’yı öldürenin aslında Petro olduğu ortaya çıkıyor. En ürkütücü kısım ise şu: Deniz de babasına benzemeye başlıyor ve o da annesini görmeye başlıyor. Peki - Petro gerçekten deli mi, yoksa gördüklerinin bir kısmı gerçek olabilir mi? - Yasin gerçekten tesadüf müydü, yoksa o da bu hikâyeye bir şekilde çekildi mi? - Deniz bu döngüyü kırabilecek mi yoksa babasının kaderini mi yaşayacak? Hepsi kitabın içinde
Deli PetroGüray Kant · Gece Kitaplığı · 20256 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Güray KantYazar · 0 kitap
25 Ocak 1997 yılında Edirne'de doğan Kant, İstanbul'da yaşamaktadır. Yazar, Gelişim Üniversitesi mezunudur. Dijital içerik üreticiliği yapan Kant'ın ilk kitabı Deli Petro'dur.