Hem de Sokrates de çok oluyor artık, dediler; ne Tanrılara saygısı var, ne atalara, ne devlete! Herkesi, her şeyi eleştirmeye, akla vurup çürütmeye kalkıyor; gençlerde hiçbir şeye inanç bırakmıyor. (...) Sokrates'in ölümü vaktinden önce öten horozun ölümü gibidir. Ölmek, onun düşüncesinin kaçınılmaz sonucuydu.
Ama sağlığı, sağduyusu yerinde bir insan düşün; uyumadan önce aklını uyandırsın, güzel duygulara versin kendini. İsteklerini ne aç bıraksın, ne de tıka basa doyursun ki, uyusunlar; ne coştursun, ne de küstürsün onları ki, aklını karıştırmasınlar. Düşüncesi duyulardan sıyrılıp kendi kendini yoklasın; geçmişte, bugünde, gelecekte akıl erdiremediği şeyleri anlamaya çalışsın. Öfkesini tutmasını da bilen bu adam, kimseye çatmış olmadığı için, rahat yürekle uyur. İçindeki bu iki yanı yatıştırdıktan sonradır ki ferahlığa ulaşır ve istek ancak o zaman üçüncü yanını, bilgeliği bulur; ancak o zaman gerçeği en iyi görecek duruma gelir; korkunç rüyalara, kâbuslara en az sürüklenir.
Sayfa 235·Kitabı okudu
Reklam
Hepimizin içinde korkunç, hayvanca, dizginsiz bir çeşit istekler vardır; aklı başında görünen sayılı insanlarda bile rastlanan bu istekler, rüyalarda yüze çıkar.
Sayfa 236·Kitabı okudu
Sabahattin Eyüboğlu (önsöz)
Rönesanstan bu yana politika alanında ne düşünülmüşse, Devlet'te çekirdek olarak vardır.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Bedenin düzeni bozuldu mu yaşayamaz olur insan. Bütün yemekleri, bütün içkileri tatsa, bolluk içinde de olsa, hayatın temelinde bir bozukluk, bir çürüklük oldu mu nasıl yaşayabilir?
Sayfa 122·Kitabı okudu
"...bir şey iyi başlarsa zamanla daha iyiye, kötü başlarsa daha kötüye gider. Her şey sonunda kendinin son gücüne varır."
Sayfa 104 - TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI·Kitabı okudu
Reklam
Reklam