Raflarda görüp, tezgâhlardan seçip, elimize alıp inceleyebildiğimiz -şükür ki hâlâ ezici çoğunlukta olan- kitaplar her ne kadar içeriğinin niteliği nispetinde değerli olsalar da ön ve arka kapakları hâlâ çok etkileyici olabiliyor.
Dr. Tarık Z. Ekinci'nin şimdilerde eski laik günlerine özlem duyduğumuz devlet aygıtıyla olan ilişkisini genel olarak ülkemizdeki makus aydın tarihinden kesitler olarak da okunması mümkün olan kitabı, okuyucuyu 1995'in o karanlık Gazi mahallesi katliamından simgeleşmiş fotoğraf ile karşılıyor anlatacaklarının sertliğine hazırlamak için.
Bu toprakların doğusunda, hele Diyarbakır'da doğarsanız (buna vaktiyle OHAL bölgesi ilan edilen şehirleri de katabilirsiniz) ve dahası Kürt iseniz devlet nezdinde en başından öteki bir kimlik taşımaya zorlanıyorsunuz. Hele hele sonrasında okuyan, araştıran, sol düşünceleri benimseyen bir aydın olma yolunu seçerseniz başınız türlü baskı ve işkencelerden kurtulmayacaktır.
Darbelerle susturulmaya, ortadan kaldırılmaya çalışılan emekçi hareketlerin, demokratik mücadelelerin saflarında bir ömür yer almış, pek çok insanlık dışı muameleye katlanmak zorunda kalmış, bedeller ödemiş ve asla pes etmemiş böyle devrimci şahsiyetlere büyük saygı duyuyorum.
Devletimin derinlikleri ötesinde mekanizma olarak devlet kavramıyla ilgili olarak ufkumu açmış olan kitabı meraklı ve yürekli okurlara öneriyorum.
Dİpnot: Tarih ve ifade düzeltmeleri yapıldı.