Günlerden bir gün insan evinde sessiz sakin kitap okurken bir dostu uğrar ve "Ne çok kitabın var yahu!" der. Bu onun kulağına "Sende de zehir gibi zeka var!" denmiş gibi gelir. Olan olmuştur artık. Gerisi malumunuz. Yüzlerce, binlerce kitap derken insan kendini daha zeki hissetmeye başlar. Yıllar geçtikçe (hakikaten zavallı bir idealist olmadığı sürece) maddi imkanları artmıştır, daha fazla kitapçı dolaşmıştır ve doğal olarak yazar oluvermiştir: Artık o kadar çok kitabı vardır ki, zeki olmak bir yana, dahidir de. Çok kitaba sahip olmanın yol açtığı kibir böyledir işte.
Sayfa 75 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Beyin tüm diğer hammaddeler gibidir. Rafine etmek için yurt dışına göndermeli ki günün birinde bize işlenmiş olarak dönsün, yoksa bu maddeyi bizim dönüştürmemiz gerekir. Fakat ne yazık ki, diğer alanlarda olduğu gibi, bunda da bu iş için gerekli tesisatımız ya eskimiştir, ya ikinci eldir ya da zaten mevcut değildir."
Sayfa 33 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Bireyin karakterinin gücü arttığı ölçüde ayrıksılığı da daima artmıştır, ve bir toplumda egemen olan ayrıksılık düzeyi genelde toplumdaki zeka, düşünce gücü ve ahlaki değerlerin düzeyiyle doğru orantılıdır." (John Stuart Mill)
Sayfa 90 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Alışkanlıklarımdan ötürü sahip olduğum binlerce kitap arasından sadece beşyüz kadarından kurtulmaya cesaret edebildim, bu bile bana ıstırap verdi; ıstırabımın sebebi benim için manevi anlamda temsil ettikleri şey değil, bu dolu dolu rafların on metre kısalmasının ne tür bir prestij kaybına yol açacağıydı."
Sayfa 76 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu