“Yaşlı bir insanın gözlerinde gerçekten hayata dair bir şeyler görebilirsiniz.Yaşlı insanlar ölümlerinin çok uzun bir yoldan gelişini görmüşlerdir.Ve görmeye dayanabilirseniz, orada bir yerlerde sizin ölümünüz de vardır.”
Ancak kronik evsizlik -bir yaşam biçimi olarak evsizlik- doğal afetlerin bir sonucu değildir. İnsanlara başka insanlar tarafından yaşatılan felaketlerin bir sonucudur. Doğal felaketler etrafa yayılır, insan ürünü felaket kovalar. Doğal felaketler dünyaya itaat etme yükümlülüğünü canlandırır. İnsanın neden olduğu felaketler dünyanın dört bir yanına kaçışı tetikler ve o kaçış da sonuçta çoğu zaman “yaşam biçimi” adını alır.
Kalbi kırık yaşamayı bilmek diye bir şey var. Kalp kırıklığını ya da Istırabı ne tedavi edebilirsiniz, ne yönetebilirsiniz, ne zapt edebilirsiniz ne de olduğundan ya da olması gerektiğinden daha az hale getirebilirsiniz. Onlara yer açabilirsiniz, tıpkı hayatta umduğunuz, faydalandığınız, onayladığınız şeylere yer açtığınız gibi. Onlara yer açmak demek, insan kederini, tıpkı yemek vakti kapınızda beliren beklenmedik bir misafir gibi sofraya davet etmek demektir.