Puan

1010 üzerinden
2 kişi
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2022 00:44
Enfes… Atatürk ile ilgili başka kitapları araştırırken tesadüfen karşılaştığım bir kitaptı. Beni çeken kitabın ismi oldu aslında: Duruş. Atatürk’e ne kadar da yakışan başlıkta bir kitap, ne heybetli kelime ‘duruş’! Ata’nın askeri, siyasi, kişisel, insani, uluslararası ve diğer pek çok açıdan duruşunu inceleyen, Atatürk’ün anılarıyla donatılmış enfes bir eser. Aralarında hiç duymadığım anılar da vardı, zaten bildiğim ama yüz kere olsa yüzünde de göğsüm kabararak okuyacağım anılar da. Yazar aslında bir derleme yapmış, tek bir kişi değil yani anı sahipleri, başka başka kişiler. Kaynakça kısmında hepsini belirtiyor. Kitapla ilgili söylenecek çok şey var ama ben içime belki de en dokunan anısını paylaşmak istiyorum. Prof.Dr. Hikmet Bayur ile olan anısını… (sayfa 234’e tekabül ediyor) ||Atatürk’ün uyandığı haberi verilince odasına gitmişim. Beni görünce: “Bu gece çalıştım ve nutku yazdım” dedi. Bazen pek geç de olsa konuklarını uğurladıktan sonra oturup çalışırdı. Ondan sonra gerek kendi düşünceleri, gerek kendi mütalaaları üzerine nutuk bazı değişiklikler görmüştür. Okuyucularımın ilgisini dört satır üzerine çekmek isterim: “Bu söylediklerim gerçek olduğu gün senden ve bütün uygar insanlıktan dilediğim şudur: Beni hatırlayınız!” Bu sözler bana çok hazin gelmişti, adeta bir ayrılış duygusu veriyordu. Bütün milletin o güne onunla beraber erişmeyi dilediğini ve düşündüğünü söyleyip bu cümlenin kaldırılmasını rica ettim. Cümlenin sonuna görülen işareti koydu, sonra taslağı gören hemen herkes aynı şeyi tekrarlayınca cümleyi çizdi.|| Böyle bir kitap işte. Savaşlardan inkılaplara, çocukluğundan ölümünü hissettiği güne, yakın dostları ve yaverleriyle yaşadıklarından yabancı basına duruşuna kadar pek çok anısı, pek çok sözü… Zaman zaman karıştırılıp, özledikçe okunası bir
DuruşMustafa Tarakçı · Hiperlink Yayınları · 20103 okunma