Bir şeyi beklemenin insanın içinde onu inşa eden bir yanı vardı eskiden. Hadi otobüs, ders, toplantı falan neyse de bir insanı beklemenin sarsılmaz bir iradesi oluyordu eskiden. Dirilten bir heyecanı, bir yükü bir atmosferi oluyordu. Oysa şimdi telefona bakmaktan, geçen süre niteliksizleşti. Ha on beş dakika ha bir saat. İçimizde büyütemiyoruz beklediğimiz şeyi. Fazladan yirmi video veya iki bölüm diziye dönüştü. Hatta geçen şeyi düşündüm, telefonlar olmadan önce insanlar birbirini beklerken ne yapıyordu? Beklenen eminim daha değeri oluyordur, anın hissi, kıymeti ne kadar artıyordur. O ilk kucaklaşmayı düşün, bir de şimdi mesajdan kafasını anca kaldırıp aa geldin mi diyenleri...
Sayfa 32·Kitabı okudu
"Bazen bulunduğum yerden öylesine uzak olmak isterdim ki neresi olduğunu bile düşünmezdim. Bir şeyleri özlediğimi bilirdim ya da içimdeki sebepsiz acıyı özlem sanırdım. İnsan durduğu yeri kendine dert yuvası yapar mı? Neydi bunun ilacı?"
Sayfa 71·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Bir şeyi beklemenin insanın içinde onu inşa eden bir yanı vardı eskiden."
Sayfa 32·Kitabı okudu
"Milyonlarca ihtimal var hayatta, her an ne kadar hazırlıksızım dedi yaşamak namına."
Sayfa 91·Kitabı okudu
"O söyledikçe yolculuğa çıkmadan önceki halime yabancılaşıyorum. Az evvel ne yapıyordum, indiğim anda nereye gideceğim? Bilemez oluyorum. Bu yol hep penceremden kayacak, kar hiç durmadan yağacak, ayaklarım hep üşüyecek, altımda bir zaman akıp gidecek. Fakat an durmuşa yakın, birçok hareketli anımı neden yaşadım diyorum? Şu an sanki zamanın derine iniyorum, o karmaşa ve gürültüde boş yere ne arayıp durdum. Günler geçti, koşturdum fark edemedim. Fakat şimdi düşünmek için vaktim, hissetmek için takatim var. Hatta takatim beni tutmuş da çekiyor bilmediğim bu yollara."
Sayfa 40·Kitabı okudu
"Yaşar Bey büyük adamdır lakin unutulacaktır."
Sayfa 79·Kitabı okudu