Eleştiri ve İnanç (F. Azouvi ve M. De Launay ile Söyleşi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
50
Gösterim
Adı:
Eleştiri ve İnanç
Alt başlık:
F. Azouvi ve M. De Launay ile Söyleşi
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750818769
Orijinal adı:
La critique et la conviction
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Çağımızın önde gelen felsefecilerinden ve yorumbilimcilerinden Paul Ricœur (1913-2005) bu kitapta hem kişisel hem de entelektüel yaşamını en çarpıcı yanlarıyla sunuyor okurlarına.

Eleştiri ve İnanç bir yaşam ve felsefe dersi niteliğinde: Felsefeci hem özel yaşamını, ailesini, esir kamplarında geçirdiği yılları anlatıyor, hem Fransa’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne uzanan öğretim serüvenindeki deneyimlerini, ilişkilerini dile getiriyor, hem de üzerinde düşünce ürettiği metafizik, psikanaliz, yorumbilim, etik, felsefe tarihi, siyaset, totalitarizm, hukuk, din (Kutsal Kitap okumaları), eğitim, laiklik, estetik (resim, heykel, müzik), varoluş ve ölüm konularını kendi yoğun birikimiyle yeniden yorumluyor.
Eleştiri ve İnanç aynı zamanda düşünürlere ve sanatçılara yönelik bir “yorum galerisi”: Aristoteles, Augustinus, Kant, Hegel, Tocqueville, Husserl, Heidegger, Bergson, Freud, Lacan, Jaspers, Gabriel Marcel, Lévi-Strauss, Merleau-Ponty, Eliade, Sartre, Arendt, Gadamer, Greimas, Poussin, Cézanne, Van Gogh, Moore, Manessier, Chagall, Picasso, Schönberg ve başkalarına ilişkin yorumlar, değerlendirmeler ve göndermeler, bilgiyle kültürün nasıl göz alıcı biçimde kaynaştırıldığını gösteriyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Hayır, okuma zevkini kendi kendime edindim. Kitapçılarda çok zamanım geçiyordu. Kitap sayfası kenarlarının kesilmiş olmamasının yarattığı güçlüğe rağmen sayfaları atlayarak ya da aralayıp yandan bakarak okuyorduk..."
- Bir fenomenoloji semineriniz var mıydı?

"Fenomenoloji, Yorumbilim" adını taşıyordu seminer. Buna bir süre sonra da "ve Dil Felsefesi" eklendi. Seminere analitik felsefenin (Anglosakson anlamında) konularını, aynı zamanda da eylem konusunu kattığım dönemdi bu.


- O yıllardaki tartışmalara, açıklamak -doğa bilimlerinin görevi olarak görülüyordu- ile anlamak -kültür ve düşünce bilimlerinin işi olarak görülüyordu- arasındaki tartışma damgasını vurmuştu. Siz hangi tarafta yer alıyordunuz?

Yorumbilim ile epistemoloji arasında iki yöntembilim farkı, iki kavrama tasarısı farkı bulunduğunu düşünmüyorum; bu iki bakış açısı sürekli olarak birbiriyle kesişir, daima birbirinin içine girer; çünkü, öncelikle "yorumbilim" ["hermenötik"] terimin en azından üç şeyi içerdiği düşünülür: kesin kurallar taşıyan açık seçik yöntemler - filoloji ile büyük klasik metinlere ilişkin yorumun ve ayrıca hukuk biliminin durumudur bu; ardından, anlamanın doğası, koşulları ve işleyişiyle ilgili bir düşünce biçimi; son olarak da, kendini, kavrayabilmenin bir başka yolu olarak ortaya koyan, bilimsel girişimleri kendilerinden daha iyi anlayabileceği iddiasında bulunan ve bu girişimleri bir "yöntem-bilimciliğin" sınırları içinde toplayan daha iddialı bir eksen, bir tür "felsefe" olarak belirir.
"Ben çok iyi bir öğrenciydim; o ise öğrenim yaşamında güçlüklerle karşılaşmıştı. Herkes beni överdi, onu ise dikkate alan olmazdı. Kendisi için hiçbir şey istemeyen uysal bir genç kızdı, bütün başarıları benim kazanıyor olmamı hiçbir kırgınlık duymadan kabullenirdi.
1911 doğumluydu, benden yaklaşık iki yaş büyüktü. Yirmi bir yaşında da veremden öldü, ama gençliği bir bakıma benim gençlik yıllarımın gölgesi altında kalmıştı.
... Bu duygunun üstümde çok önemli bir etkisi oldu: "Ödenmemiş Borç" tema'sı yapıtlarımda sık sık gündeme gelen, ayak direyen bir tema olarak kaldı."
"Görüldüğü gibi çocukluğumu ve ilk gençliğimi, kitap okumanın önemli bir yer tuttuğu, yaşlılardan oluşan bir aile ortamında geçirdim: Çok az oyun oynar, çok fazla kitap okurdum, öyle ki okul benim için bir disiplinden çok bir teneffüs oldu. Okullar açılmadan önce ve son derece ağırbaşlı bir havada geçen yaz tatillerinde, çok kısa süre içinde, bütün ders kitaplarını yutmuş olurdum. Okula gitmek daha çok bir eğlence oluyordu benim için, hem zaten okulda da epeyi haylazlık ediyordum."
"Analitik" felsefe ile "kıta" felsefesi (yani İngiltere'deki değil de Avrupa kıtasındaki felsefe) arasındaki güçlü karşıtlığa rağmen yine de her iki gelenek için ortak olarak kalan bir felsefeci vardır: Kant'tır bu. Ama tamamıyla aynı Kant değildir söz konusu olan. "Analitikçiler"in Kant'ı, anlayış gücüne ilişkin kategori yapısının felsefecisidir; özellikle Salt Aklın Eleştirisi'nin ikinci baskısındaki versiyonda bu kategori yapısı transandantal tümdengelimden uzaklaşmıştır; zaten bu yapıt "öznelci" bir ödün, hatta psikolojizmde yeniden bir düşüş olarak görülür.
psikanalizde, fenomenolojinin, genel olarak da bilinç felsefelerinin bir alternatifini görüyordum. Descartes'çı tasarının ve bu tasarıya özgü saydamlık postulatının temel sınırı benim için her zaman bir sorun yaratmıştı. Son olarak da psikanalizi doğa felsefesinin bir dalı olarak gören, yani insandaki doğayı dikkate alan bir felsefi inceleme diye gören Dalbiez'e özgü gerekçeler buluyordum.
Paul Ricoeur
https://www.encyclopedia.com/psychology/dictionaries-thesauruses-pictures-and-press-releases/dalbiez-roland-1893-1976

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eleştiri ve İnanç
Alt başlık:
F. Azouvi ve M. De Launay ile Söyleşi
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750818769
Orijinal adı:
La critique et la conviction
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Çağımızın önde gelen felsefecilerinden ve yorumbilimcilerinden Paul Ricœur (1913-2005) bu kitapta hem kişisel hem de entelektüel yaşamını en çarpıcı yanlarıyla sunuyor okurlarına.

Eleştiri ve İnanç bir yaşam ve felsefe dersi niteliğinde: Felsefeci hem özel yaşamını, ailesini, esir kamplarında geçirdiği yılları anlatıyor, hem Fransa’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne uzanan öğretim serüvenindeki deneyimlerini, ilişkilerini dile getiriyor, hem de üzerinde düşünce ürettiği metafizik, psikanaliz, yorumbilim, etik, felsefe tarihi, siyaset, totalitarizm, hukuk, din (Kutsal Kitap okumaları), eğitim, laiklik, estetik (resim, heykel, müzik), varoluş ve ölüm konularını kendi yoğun birikimiyle yeniden yorumluyor.
Eleştiri ve İnanç aynı zamanda düşünürlere ve sanatçılara yönelik bir “yorum galerisi”: Aristoteles, Augustinus, Kant, Hegel, Tocqueville, Husserl, Heidegger, Bergson, Freud, Lacan, Jaspers, Gabriel Marcel, Lévi-Strauss, Merleau-Ponty, Eliade, Sartre, Arendt, Gadamer, Greimas, Poussin, Cézanne, Van Gogh, Moore, Manessier, Chagall, Picasso, Schönberg ve başkalarına ilişkin yorumlar, değerlendirmeler ve göndermeler, bilgiyle kültürün nasıl göz alıcı biçimde kaynaştırıldığını gösteriyor.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Eren
  • Mustafa Özyurt

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0