O kadar heyecanlı bir yerde bitti ki kesinlikle devam kitabı olması lazım diye düşündüm. Kitabı bitirir bitirmez buraya yazdığım için de bakmadım acaba 2. bir kitap var mı diye.
Son zamanlarda yoğun bir şekilde tarih çalıştığım için özellikle Osmanlı döneminden esintiler görmek nedense içimi bir hoş etti. Tarih çalışırken Osmanlı’ya büyük bir alaka duyuyorum. O yüzden olayın Germiyan’da geçmesi ve Osmanlı’ya özgü tabirlerle karşılaşmak hoş oldu benim için.
Baş karakterimiz Nagehan, nam-ı diğer Esved. Soyu Esrarname kitabını yazan Tir-i Danende’den geliyor. Bu da onu Esrarname’nin sahibi yapıyor bir nevi.
Kitaba sahip olmak isteyen bir de Muntazar var ama bu iyi niyetli birisi değil. Cinler aleminden olan Asfar da Muntazar ile işbirliği yapıp bu kitabı ele geçirmek istiyor ama Muntazar, Asfar’ın umurunda değil tabii ki. Sadece onu kendi emelleri için kullanıyor.
Kitapta Nagehan’ın aşkı da güzel işlemiş. Aslında hiç evlilikte gözü olmayan kız oğlan kız olan Nagehan babasının çok yakın arkadaşı İbrahim Ethem Bey’e gönlünü kaptırıyor. Nagehan’ın süt kardeşi Kemal de bu durumu biliyor ve hem bunu bilip hem de Esrarname’ye olan ilgisinden dolayı hemen hemen her gece külliyede bir araya geliyorlar.
Kitabı elime aldığımda hiç bu kadar sürükleyici bir hikayesi olduğunu tahmin etmemiştim. Resmen uyandım okumak istedim uyumaya yakından yine okumak istedim. Uyurken okuyabilsem o zaman da okumak isterdim.
Doğa üstü olaylarla harmanlanmış, ters köşe olaylardan da hoşlananlara keyifli okumalar dilerim.
EsrarnameAyfer Kafkas · Timaş Yayınları · 201115 okunma
On seneyi geçmiştir bu kitabı okuyalı. Eğlenceli akıcı sürükleyici dili sade hikayesi oldukça ilginçti. Devamında bir kitap daha geldi 2.si yani. Özellikle kitabı sevdireceksek gençlere tavsiye edilir.
1979 yılında Kütahya’da doğdu. Okula gitmeden iki yıl önce okumayı öğrendi; ardından, mevcut piyeslerin daha iyi yazılabileceğini keşfedip kendi piyeslerini yazarak sözcükler dünyasına girdi.
Özgün yazılar yazmanın not getirmediğini ve her kompozisyonun “giriş, gelişme ve sonuç” formülüne oturtulması gerektiğini öğrendiğinde yazı yazmanın ona göre olmadığını düşündü. Doğu Dilleri ve Edebiyatları bölümünü bitirip de artık hiçbir “edebiyat dersi” kuralının kendisini bağlamadığını fark edince özgürce yazmaya, yeni yazın şekilleri denemeye başladı.
Bazıları çeşitli dergilerde yayımlanmış veya seçkilerde yer almış onlarca öyküsü ve birkaç roman denemesi var. İlk kitabı Esrarname-Yasak İlmin Kitabı Timaş Yayınları’ndan çıktı (Şubat 2011).