Herşeye rağmen ben Eylül ayını sevenler denim. Şu an ayın son saatini de yaşarken kitabı da sizlerle paylaşmak istedim.
Ömrümce hiç iyi izler bırakmamıştır. Çoğunun romantik bulduğu, benim içinse zamanın asla akmadığı, alt üst olmuş psikolojimle, gelmesin diye yakardığım. . Hep geldi. Ben de beni ben yapan, değerlerimi, değerlikerimi bırakıp ayrıldım. Bazen yatılı okul oldu gittiğim yer, bazen görev yerim
Eylül ayını melankolik ve stresli yaşayan bir insan düşünün. O kadar ki Eylül isminde biri bike ona sempatik gelemiyor. Çocukluğu yatılı okullarda geçmiş, ailesinden, evinden, doğduğu yerden ayrılma zamanı Eylül. Sonrasında öğretmen olarak göreve başlaması ve Eylül ayının yine aynı döngüyü devam ettirmesi
Yıllarca başka şehirlerde görev yaptıktan sonra kendi memleketi olan Balıkesir iline i atanan öğretmenimiz Eylül isminde yeni bir öğrenci ile tanışır. Sınıfındaki Eylül onun hayata öğrencilere bakış açısını değiştirir. Eylül akranlarından farklıdır. Onun farklılığı yaşama zenginlik katar ve empati duygusunu geliştirir.
Kitapta bir öğretmeni tanıyor onunla birlikte içsel yolculuğuna eşlik ediyoruz. Kitap, otizm hakkında bilgiler öğrenme ve bu noktada empati kazanma fırsatı sunuyor okurlarına.
Yazarın samimi, akıcı bir dili var.
Kargaşa çıkarmak güç değildir. Kargaşanın sonunda düzeni kurmak, hele kendi isteklerin doğrultusunda işte bu güç iştir
Hareketli, sürekli belli bir güne şartlanmış beynim birdenbire alışkanlıklarımdan sıyrılıp dinginliğe ulaştı. Erek olarak belirlediğim, beklediğim, özlem duyduğum ne varsa bir çırpıda yok oldu. Beklentiler yok olunca büyük bir boşluk oluşuyor insan yaşantısında.