Açıkçası felsefe ile ilgili fantastik romanların varlığına pek hakim değildim. Kütüphanede bu kitabı gördüğümde baya şaşırmıştım. Kitap kesinlikle harika metaforlara sahip.
Her şeyden önce bütün felsefe tarihini pek içine alamasa da kesinlikle Kant ve Metafizik düşüncenin hakkı verilmiş diyebilirim. Ayrıca benzetmeler, kurulan düşünce yapıları, karşı çıkışlar ve iki dünya olgusunun bu denli yansıtılışı gerçekten kitabı okunmaya değer kılıyor.
Macera, mevcut dünyayı bir kralın baskıcı tavrından ve herkesi mutlu kılacak iksirinden korumak için 3 arkadaşın (Platonicus-Kanticus -Prenses Metafizika - Kalle Maks) Felsefika diye adlandırılan ve eski bir aynanın içinden geçilerek gidilen yere gitmeleriyle başlar. Kitapta her şey felsefe tarihinin metaforlaştırılmış hali gibidir..
Öyle güzel bir betimle dili kullanmış ki yazar, okurken sanki bütün o maceraları 3 arkadaşın gölgesi olarak takip ediyor gibi hissediyorsunuz. Yazar belirli mesajları bu metaforlar üzerinden okuyucuya sunmuş, örneğin, zorunlu mutluluğun hakiki mutluluk olamayacağı gibi..
Herhalde bu kitap bir seri olsaydı ve kitaptaki üç arkadaşın Felsefika dedikleri o güzel dünyada yaşadıkları maceraları, felsefeyle iç içe anlatılmaya devam etseydi seve seve okurdum. Okuduğum şimdiye kadar en güzel felsefik-fantastik romandı diyebilirim.
Not: Felsefe tarihine hakim bir şekilde okursanız metaforları daha iyi anlayabilirsiniz. Öncesinde kısa bir felsefe tarihine göz atmak kitabı daha anlaşılır kılabilir.