Fethullah Gülen'le Amerika'da Bir Ay

0,0/10  (0 Oy) · 
2 okunma  · 
0 beğeni  · 
290 gösterim
"Ben, bu hastalıklı halimle hayatımın son yıllarını yaşadığımı düşünüyorum. Ancak, Nureddin Topçu'nun eserlerinde çok işlediği isyan ahlâkını ruhumun derinliklerinde her zaman duymaktayım. Şahsen, zillete, hakarate, kötü söze asla tahammülüm yoktur. Çocukluğumda bile, değil bu ölçüde, en küçük bir hakarete tahammül edemezdim; yine de edemem. Hiç çekinmeden kalkar, mahkemeye de çıkar, bütün dünyanın duyacağı şekilde bana yapılan hakaretleri, yapanların yüzlerine vurabilirdim. Ne var ki, bugün yapılması gereken bu değildir. Herkesin kavgaya kilitlendiği, ülkemizin ve dünyanın her zamankinden daha çok sulhe, sükûna, iç huzura, devlet-millet kaynaşmasına muhtaç olduğu bir zamanda, nefsimize yapılan ne olursa olsun, katlanmak mecburiyetinde olduğumuz kanaatindeyim.
Bir reh-i sevdaya girmişiz ve bize ar namus lâzım değil demişiz; milletimizin bugününü de geleceğini de düşünmek mecburiyetindeyiz. Eğer biz bize düşeni yapmazsak, nasıl biz, bazen önceki nesiller için söylemeyelim diye dilimizi tutma mecburiyeti hissediyoruz, ama gelecek nesiller, "mazi ile aramızda ne kötü bir köprü oldunuz!" diyeceklerdir. Üzerimizde çiçeklerin bitmesi için gübreliğe razı olmalıyız. Hakkımızda herkesin yaptığı iftaraya, suçlamaya, attığı çamura cevap verecek değiliz; biz, muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur."